‘ Antalya’ Etiketli Yazılar

Burun estetiğinde erkekler kadınları geçti!

Kasım 2nd, 2011 | Sağlık | 0 Comments


Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği tarafından Antalyanın turizm beldesi Belekte gerçekleştirilen 33üncü Türk Ulusal Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi sona erdi. Kongre Başkanı Prof. Dr. Metin Önerci, 26 Ekimde başlayan ve bin 600 dolayında katılımcıyla gerçekleştirilen kongrede estetik ameliyatların da konuşulduğunu kaydetti. 

BURUN MODASI DEĞİŞTİ

Günümüzde burun estetiği anlayışının değiştiğini, kalkık, estetik yapıldığı bilinen burunlar yerine daha doğal görünümlü buruna doğru modanın kaydığını belirten Prof. Dr. Önerci, İnsanlar estetik olduklarının anlaşılmasını istemiyor. Bakıldığı zaman düzgün görünen burunlar istiyorlar dedi.

Prof.Dr. Metin Önerci, son yıllarda burun estetiği ameliyatlarının küçük yaşlara kaymaya başladığını ve özellikle lise çağındaki genç kızların burun estetiği talep ettiğini ve elinde fotoğrafla geldiğini söyledi. Son yıllarda 40 yaş ve üzeri bekar erkeklerin de burun estetiği talebinin arttığını belirten Prof. Dr. Önerci, bu erkeklerin herhangi bir model olmadan Güzel burun istiyorum talebiyle hekime başvurduğunu kaydetti. Erkeklerin kadınlara oranla bu tip operasyonlarda daha talepkar olduğunu belirten Prof. Dr. Metin Önerci, Onları tatmin etmek pek mümkün değil. Kafalarında bir imaj var. Kendilerinin çok yakışıklı olacağını kurguluyorlar. Halbuki burun kendi burunları, biz yeni burun takmıyoruz ki. Özellikle 40 yaş ve üzeri, kendini çok beğenen erkeklere ameliyat yapmak konusunda çekinceli yaklaşıyoruz diye konuştu.

BURNA DEĞİL YÜZE BAKILMALI

Güzel burnun yüze giden burun olduğunu belirten Prof. Dr. Önerci, burun estetik ameliyatlarında temel kriterin hastaya bakıldığı zaman gözlerin görünmesi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Önerci Çok yapmacık bir burun yüzde tek dikkat çeken nokta oluyor. İnsanlar yüze, genel ifadeye bakmalı dedi.

ÇOCUKLARDA HORLAMA

33. Türk Ulusal Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Kongre Başkanı Prof. Dr. Metin Önerci, çocuklarda geç tedavi edilen horlamanın ilerleyen yaşlarda apneik hastalar yaratacağını söyledi. Çocuklarda horlama ve apnenin geniz eti ve bademcik büyüklüğü nedeniyle ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Önerci, Burada önemli olan şey ameliyatın erken yapılmasıdır. Geç yapıldığı zaman adaleler içeriye doğru çöküyor ve ilerleyen yaşlarda apneik hasta oluyorlar diye konuştu.

Ebeveynlerin geniz eti ve bademcik ameliyatı için genelde okul çağını beklediğini, fakat bunun yanlış olduğunu belirten Prof. Dr. Önerci, ideal aralığın 2.5- 3 yaş olduğunu söyledi. Anne ve babaların çocuk hastayken değil, sağlıklı olduğu dönemde uykusunu kontrol etmesini öneren Prof. Dr. Metin Önerci, Hasta olduğunda her çocuk horlar. O önemli değil. Çocuk sağlıklı olduğunda ağzı açık uyuyor, devamlı horluyorsa muhakkak bir doktora başvurulmalı dedi.

Prof. Dr. Önerci, doğru zamanda yapılacak müdahalenin başarı şansının yüzde 95 olduğunu söyledi

Berke Ranch, özgür ruhları ağırlayacak

Ekim 31st, 2011 | Kadın, Tatil | 0 Comments

Antalya Kamp Karavan Derneği ,uluslararası federasyon bünyesindeki tüm karavanları Antalya Çamyuva da Berke Ranch de buluşturuyor.Hotel Berke Ranch tüm uluslararası kampçılara ev sahipliği yapacak.

Antalya Dernek Başkanı Leyla Özdağ Karavancılık bir sosyal yaşam biçimidir.Bu sene Berke Ranch de  ilkini gerçekleştirecegimiz kampa yurtiçinden ve yurtdısından ilgi tahminimizden  cok fazla oldu. Toros dağlarının eteklerinde doğayla baş başa ve yeşillikler içinde ve  Berke Ranch farklı konsepti ile tatil yapmak isteyenler için harika bir tatil fırsatı olacak.Tarihi Likya yolu uzerinde yürüyüş turları veya at binme ve bunun gibi aktivitelerden faydalanacagız.Karavansız gelenler için otel ayrıca özel bir fiyat sunuyor,05.11.2011-09.11.2011 tarihleri arasında gerçekleşecek kampta buluşmak üzere diyelim, katılmak isteyenler 0 530 286 28 57 nolu telefondan bana ulaşabilirler dedi.

Çamyuva Belediye Başkanı Ahmet Can Beldemizde gerçekleşecek bu tarz  sosyal etkinlikleri belediye olarak destekliyoruz,herhangi bir ihtiyaç halinde yardımcı olmaya hazırız dedi.

İşletme müdürü Ufuk Uraz Otelimiz bunyesinde uluslararası bu etkinliklerimiz tüm yıl boyunca devam etmektedir dedi

Kanser hastaları psikolojik destek almalı

Ekim 29th, 2011 | Sağlık | 0 Comments


Onkoloji Enstitüsü Psikososyal Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sedat Özkan, kanser hastalarının psikolojik destek alması gerektiğini belirterek, Kişinin yaşadığı depresyon, bağışıklık sisteminin çökmesini hızlandırır. Dolayısıyla tedaviye katılımı bozulur. Bu nedenle psiko-onkolojik tedavi, genel tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır dedi.

Kanser psikiyatrisi ile ilgili dünya çapındaki en kapsamlı kongre olan 13. Dünya Psiko-Onkoloji Kongresi, Antalyada başladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün himayelerinde gerçekleşen ve 20 Ekime kadar devam edecek kongrede dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanları, kanser psikiyatrisiyle ilgili son gelişmeleri ele alacak.

İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Konsültasyon-Liyezon Bilim Dalı Başkanı ve Onkoloji Enstitüsü Psikososyal Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sedat Özkan, Dünya Psikoonkoloji Birliği Başkanı Magi Watson, İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsünden Prof. Dr. Adnan Aydıner ile kongre kapsamında basın toplantısı düzenledi.

Kanser hastasının takip ve tedavisinde psikolojik tedavi ve bakımın genel tedavinin ayrılmaz parçası olduğunu vurgulayan Özkan, Hem kanseri tedavi edeceksin, hem de hastanın ruhunu tedavi edeceksin. Kanserin yarattığı psikolojik sorunları ele alıp destek sunmak gerekiyor. Kişinin yaşadığı depresyon, bağışıklık sisteminin çökmesini hızlandırır. Dolayısıyla tedaviye katılımı bozulur. Bu nedenle psiko-onkolojik tedavi, genel tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır diye konuştu.

Toplumun yüzde 30unda klinik düzeyde tedavi gerektirecek ruhsal çöküntü olduğuna dikkati çeken Sedat Özkan, kanser hastasının takibinde stresin önemini vurguladı. Kanserle mücadele beden ve beynin ortak mücadelesidir. Kanser hastaları psikolojik destek almalı diyen Özkan, beyin ve ruh çökerse, hastanın bağışıklık sisteminin çöküşünün de hızlanacağını kaydetti.

 -Acıyarak yardım olmaz-İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine başvuran kanser hastaların yüzde 20-30unun psikolojik destek aldığını, ülke genelinde bu rakamların daha alt seviyelerde olduğunu ifade eden Özkan, bazı hastaların psikolog ya da psikiyatriste gitme konusunda önyargılı olduğuna da değindi.

Ciddi travma ve depresyonun, organizmadaki kanser sürecini hızlandırdığına işaret eden Prof. Dr. Sedat Özkan, Kanserin seyrinde psikolojik, beyinsel faktörler doğrudan doğruya etkilidir. Sağlık sisteminde kanser hastalarına sadece kemoterapi değil, psikolojik destek de verilmeli diye konuştu.

Bu hastalara kucak açacağız ama acımayacağız, acıyarak, yadsıyarak onlara yardımcı olunmaz diyen Özkan, kanserin ölümü çağrıştırdığına ilişkin ön yargının da azaltılması gerektiğini söyledi. Daha dingin yaşayan, doğayla iç içe olan kanserli hastaların daha uzun yaşadığını da belirten Özkan, Duvarı nem, insanı gam çökertir. Kanser hastası aynı zamanda gam yaşarsa, kanseri daha kötü seyredecek şekilde ilerler dedi.

 -Türkiyenin bilimsel öncülüğü-Sedat Özkan, Türkiyenin kanser psikiyatrisinin Orta Doğu, Balkanlar, Kafkaslar, Türk Cumhuriyetleri ve Doğu Avrupa ülkelerinde de yaygınlaşması için bilimsel anlamda öncülük yaptığına işaret etti.

Kanser hastasının ailelerine düşen görevler olduğunu belirten Prof. Dr. Özkan, Hastanın uyumunun en iyi olduğu aileler, ilişkilerde dengeli, duyguların serbestçe ifadesine izin veren, çatışmaların az, işbirliğinin fazla olduğu ailelerdir. Aileler aşırı kaygılı olmamalıdır. Aile içi rollerin net olmaması, aşırı koruyuculuğun egemen olduğu, katı ve çatışmaları gözardı eden aile ortamları, hastanın uyumunu güçleştirmektedir dedi.

Dünya Psikoonkoloji Birliği Başkanı Magi Watson da, 2020 yılına kadar dünyadaki tüm kanser hastalarına psikodestek programlarının yürürlüğe girmiş olmasını sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Kanser hastalarının yüzde 20-25inde kriz ve destek ihtiyacının sözkonusu olabildiğini ifade eden Watson, Psikolojik destek gerektirecek hastaların sadece yüzde 10u destek alabiliyor dedi.

Watson, hastanın yanında ailenin de psikodestek alması gerektiğini vurguladı.

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsünden Prof. Dr. Adnan Aydıner de, tüm kanser hastalarının psikiyatriden destek alması gerektiğini vurguladı. Psikoonkoloji için merkez ve bu alanda yetişmiş eleman sayısının az olmasının hastaların tedavi almasına engel olduğuna işaret eden Aydıner, Hasta psikolojisinin kanser tedavisinin başarısında son derece önemi var. Pozitif düşünen kanser hastaların hastalığının daha iyi seyrettiğine ilişkin kanıtlar var dedi

Gelen Aramalar

  • mail pdpsikodestek com