‘Enfeksiyon’ Etiketli Yazılar

Bağışıklık sisteminiz kışa hazır mı?

Kasım 11th, 2011 | Sağlık | 0 Comments


Kış geldi, havalar soğudu. Vücudun askerleri olarak tanımlanan bağışıklık sistemini hem çocuğunuz hem de kendiniz için kışa hazırladınız mı? Ne zaman vitamin almak gerekiyor, hangi vitaminleri nereden, nasıl, hangi miktarda alırsak sağlıklı bir kış geçirebiliriz?

Dr. Hayri GözlükgillerÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Sert kış kapımızda… Hepimiz aksırmaya, hapşırmaya başladık. ‘Grip mi, nezle mi, soğuk algınlığı mı yaşıyoruz sorularına yanıt ararken bir yandan da vücut bağışıklık sistemini kuvvetlendirebilmek için çareler arıyoruz. Çoluk çocuk ailece hasta olmadan, sağlıklı bir kış geçirebilmek için vücudun bağışıklık sistemini desteklemek şart!

Çocuk gelişiminde bağışıklık sisteminin önemi nedir?

Bağışıklık sistemi ya da bağışıklık ‘koruyuculuk sistemidir.
Devamını oku

Dolgun ve doğal dudaklar: Permalip

Kasım 2nd, 2011 | Kadın | 1 Comment


Yeditepe Üniversitesi Plastik Cerrahi Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihat Nazmi Baran, estetiğin artık dudakta da çok sık kullanıldığını, ancak uygulama sonrası dudakların doğal ve pürüzsüz olması gerektiğini söyledi.

Dudakta şekil bozukluğuna yol açabilen kalıcı slikonlarının yerini haylüronik bazlı geçici dolgulara bıraktığını, ancak bu dolguların da zamanla vücut tarafından emildiği için 6-8 ayda bir tekrar edilmesi gerektiğini belirten Baran, haylüronik içerikli dolguların asimetrik şekilde erime riski bulunduğunu ifade etti.

Baran, son 10 yıldır kişinin kendi vücudundan alınan yağ dokusunun da dolgunlaştırmada kullanıldığını, ama yağın zamanla vücut tarafından emildiğinden dolayı haylüronik asit dolgusu kadar kısa bir ömre sahip olduğunu ve yine asimetri riski taşıdığını söyledi.

Dudak dolgusunda son yöntemin Permalip diye isimlendirilen teknoloji olduğunu dile getiren Baran, yöntemin diğer iki tekniğin tercih edilen yönlerine sahip olduğunu, ancak söz konusu dezavantajları taşımadığını vurguladı.

Permalipin, vücutla tüm uyum testlerinden geçmiş, ödem ve şekil bozukluğuna yol açmayan, ABDnin saygın kalite uyum mercii FDA onayına sahip, silikon dudak implantı olduğunu belirten Baran, Yeni yöntemin en üstün özelliği, gerektiğinde daha küçük ya da büyük boy implantla zahmetsizce değiştirilebilir, sıkıldığında dudaklarınızdan çıkarılabilir oluşudur. Zaman içinde deforme olmuyor, erimiyor ve uzun seneler ilk günkü formunda kalabiliyor diye konuştu.

Estetik cerrahide uygulanan dolgular için en ağrılı uygulamanın dudakdolgusu olduğunu anlatan Baran, Permaliple hem sürekli ağrılı bir dolgunlaştırma süreci yaşanmadığını hem de dolgu için sürekli para harcanması gerekmediğini söyledi.

Doku içinde yayılma ya da patlama gibi bir ihtimal bulunmuyorProf. Dr. Baran, uygulamanın lokal anesteziyle yaklaşık 15-20 dakikada ağrısız bir şekilde uygulanabildiğini, implantların değişik boy ve kalınlıklarda, doğal dudak kıvrımlarıyla  uyumlu olduğunu belirtti.

Yumuşak ve tek parça silikondan üretilmiş bir dudak implantı olan Permalipin, ağrılı, pahalı ve tekrarlayan dudak dolgularının aksine, kalıcı, kolay uygulanan ve istenildiğinde çıkarılabilen bir dudak dolgunlaştırma seçeneği olduğunu ifade eden Baran, Özellikle komplikasyonların sık sık görüldüğü kalıcı dudak dolgularının aksine, permalip yumuşak ve dudak konturlarınızla uyumlu kalıcı bir teknik olarak öne çıkmaktadır diye konuştu.

Permalipin değişik boy ve dolgunlukta çok sayıda seçenek sunduğunu ifade eden Baran,  hangi boy dolgunun nasıl durduğunun, yapılmış uygulamalara ait fotoğraflarla gösterildiğini söyledi.

Permalip, üretildiği yumuşak silikon ham maddesi sayesinde, daha önce kullanılmış dudak implantlarının aksine, suni bir görünüm yaratmıyor, gülerken ya da konuşurken dudakların sert ve şekilsiz görünmesine yol açmıyor ve dokunulduğunda yabancı bir doku hissi uyandırmıyor. Uygulama sonrasında, dudakların doğal kıvrımları aynen korunuyor, dudak hareketlerinde bir değişikliğe neden olmuyor.

Uygulama 15-20 dakika sürüyorUygulama için dudaklar lokal anesteziyle uyuşturulduktan sonra, her iki dudak kenarından seçilen permalip uygun pozisyonda yerleştiriliyor. Gerekli ise aynı işlem alt dudağa da uygulanıyor. Bütün uygulama yaklaşık 15-20 dakika sürüyor. Permalip kalıcı dudak şekillendirme işlemini takip eden gün normal aktivitelere devam edilebiliyor.

Uygulama sonrasında normal doku yumuşaklığına kısa sürede ulaşıyor ve dokunma esnasında dahi hissedilmiyor.

Permalip yumuşak ve tek parça silikondan ve özel bir kapsül içinde olduğundan, doku içinde yayılma ya da patlama gibi bir ihtimal bulunmuyor. Permalip uygulaması sonrasında, dudaklarda hafif bir şişme ve gerginlik görülüyor. Uygulama yapılan kişiye bağlı olarak hafif morluklarla karşılaşılmakla birlikte takip eden birkaç gün içinde bu morluklar geçiyor.

Uygulama sonrasında kısa bir süre için enfeksiyon riskine karşı antibiyotik kullanımı öneriliyor.

İstenildiğinde dudaktan implantın çıkarılması sonrasında dudaklarda bir deformasyon olmuyor.

Kurban keserken bulaşabilecek hastalıklar!

Kasım 2nd, 2011 | Sağlık | 0 Comments


Bu nedenle seçilecek kurban ve kesim sırasında bulaşılabilecek hastalıklara çok dikkat edilmesi gerekiyor.

Kesim sırasında bulaşabilecek hastalıkları ve korunma yollarını Hisar Intercontinental Hospital Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Gözüküçük ile konuştuk.

Hijyen koşullarına uyulmadan, uygunsuz ortamlarda kesilen kurbanlar hem mikroorganizmaların bulaşması nedeniyle hastalık açısından risk hem de çevre sağlığı ve görüntü kirliliği nedeniyle olumsuz etkiler taşıyor. Bu durumun herkesi etkileyebileceğinin altını çizen Gözüküçük ‘Uygunsuz koşullarda kesilen kurban eti ile hayvanlarda görülen, halk sağlığı yönünden çok büyük önem taşıyan birçok bakteriyel, viral, paraziter ve mantar hastalıkları mevcuttur olup, insanlara bulaşabilir. Hayvanlarda görülen ve Zoonoz olarak adlandırılan bazı hastalıklar insanlara etin yenilmesi ya da hazırlanması/taşınması sırasında direk temas ile bulaşır. Bunlardan şarbon, salmonelloz, kist hidatik, toksoplazmozis, teniyoz, kuduz, brusellozis ve verem gibi hastalıklar ülkemiz açısından çok önemlidir. diye konuştu.

Kurban Etinden Bulaşabilecek Hastalıklar:

Şarbon: Evcil hayvanlardan (inek, koyun, keçi, v.b.) insanlara doğrudan temas veya hayvan ürünleri aracılığı ile bulaşan yaygın bir zoonozdur. Genellikle enfekte hayvanların ürünleri veya topraktaki şarbon sporlarının cilde temas etmesi sonucu ciltteki açık yaralardan girmesiyle oluşur. Tedavi edilmeyen enfeksiyonlar, bölgesel lenf düğümlerine ve kan dolaşımına sıçrayarak ölüme neden olabilir. Daha çok yüz, boyun veya kolda bir çıban çıkıp sonra patlar,  etrafında da siyah bir kabuk meydana gelir.  Öldürücü bir hastalık olduğu için vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.

Salmonelloz: Salmonellaların oluşturduğu enfeksiyonlara dünyanın hemen her yerinde rastlanmaktadır. Enfeksiyon mikroplu (özellikle de kanalizasyonun karıştığı) yemek ve suyun tüketilmesi ile bulaşır. Hastalık, halsizlik, baş ağrısı ve ateş ile kendini gösterir. Hastaların yarıya yakınında ishal, yarıdan fazlasında ise kabızlık vardır. Salmonella enfeksiyonlarından korunma, kişisel hijyen kurallarının eksiksiz uygulanmasına, tüketilen su ve gıdaların temiz olmasına, sağlıklı bir atık giderim sisteminin kurulmasına, kronik taşıyıcıların tespit edilerek tedavi edilmesine bağlıdır.  Taşıyıcıların gıda ve su ile ilişkili işlerde çalışmaları engellenmelidir.Kist Hidatik: Echinococcus granulosus adlı parazitin enfekte köpek dışkısıyla atılan yumurtalarının insanlar tarafından kirli eller, su ve yiyeceklerle alınması sonucu gelişir. Çoğunlukla karaciğerde, bazen akciğerlerde, daha nadiren diğer organlarda içi sıvı dolu kistlerle seyreder. Hastalığın başlarında kistin küçük olduğu dönemlerde uzun yıllar boyunca belirtilerini göstermeden seyredebilir. Fakat kist büyüdükçe bulunduğu bölgeye ve oluşturduğu basıya göre belirtiler ortaya çıkar.

Toksoplazmozis: İnsana, parazitin kistlerini içeren çiğ veya az pişmiş etler ve enfekte kedi dışkısıyla atılan kistlerin kontamine su ve gıdalarla alınmasıyla geçer. Kediler enfeksiyonun temel kaynağıdır. Lenf bezlerinde büyüme yapabilir. Anne gebelik esnasında ilk kez enfekte olursa, parazit bebeğe geçebilir.

Teniyoz: Tenia saginata (sığır tenyası), çiğ et tüketiminin yaygın olduğu her yerde görülür. Kesin konağı insan, ara konağı başta sığır olmak üzere otçul hayvanlardır. Çiğ ya da yeterince pişmemiş sığır eti ile insan sindirim kanalına alınan canlı kist yetişkin tenya haline gelir. Yetişkin tenyanın alt ucundan ayrılan gebe halkalar, istem dışı anüsten çıkabilir. Bu nedenle, halk arasında abdestbozan olarak adlandırılır. Tenyazisten korunmada özellikle çiğ köfte gibi çiğ ve aş pişmiş et ve ürünlerinden kaçınılmalıdır.

Kuduz: Kuduz hastalığı, birçok evcil ve yabani hayvanı (yarasalar da dahil) etkileyen zoonotik bir hastalıktır. Enfeksiyon enfekte bir hayvanın insanı ısırmasıyla meydana gelir. Virüs tükürükte bulunur. Kuduz virüsünün ciltten içeriye girdiği her temas çok dikkatli bir şekilde tedavi edilmelidir. Gelişmekte olan ülkelerde hastalık köpekler yoluyla bulaşır. Kesinlikle ölümcül olan akut viral bir hastalıktır. Kuduz olma ihtimali olan bir hayvan tarafından ısırılma veya temastan şüphelenme durumunda yarayı dezenfektan, sabun veya deterjan ve su ile hemen temizlemeli ve hemen sağlık kurumuna başvurulmalıdır.

Brusellozis: Hayvanların (inek, koyun, keçi v.b.) kan, fetus veya rahim sekresyonlarına doğrudan temas veya enfekte çiğ hayvan ürünlerinin (özellikle taze peynir başta olmak üzere süt ve süt ürünleri) tüketilmesi ile bulaşan bir hastalıktır. Akut veya sinsi başlangıçlı ateş, yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı, baş ağrısı, özellikle geceleri yoğun terleme, vücutta yaygın kas ve eklem ağrılarıyla kendini gösterir.

Verem (Tuberculosis): Enfeksiyon, genellikle insandan insana doğrudan hava yoluyla bulaşır. Tüm tüberküloz olgularının %80-90ı akciğerlerde ortaya çıkar. Hastalıkta, halsizlik, çabuk yorulma, kilo kaybı, çocuklarda kilo almada duraklama, ateş ve gece terlemesi ile birlikte uzun süreli öksürük, kanlı veya kansız balgam, göğüs ağrısı veya sırt ağrısı ve nefes darlığı olabilmektedir. Verem tedavisi gören bir hastanın bulaşıcı olmadığı ve diğer kişiler için risk oluşturmadığı, tükürüğünün laboratuvar analizi sonucu ile bir doktor tarafından belgelenmedikçe, kesinlikle bir yere seyahat etmesi tavsiye edilmez.

Bu Hastalıklardan Korunmak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bu hastalıklar birtakım basit kurallarla önlenebilir. Özellikle Kurban Bayramlarında çok sayıda hayvanın kesilmesi, kesim öncesi ve kesim sonrası gereken kontrol ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi, kesilen hayvanlara ait etlerin tüketiminde (saklama, hazırlama, pişirme) vb.) gerekli hassasiyetin gösterilmemesi birçok zoonoz hastalığın yayılmasına zemin hazırladığı gibi çok sayıda insanımızın da bu hastalıklara yakalanmasında neden olabilmektedir. Etler kesinlikle çiğ veya az pişmiş olarak tüketilmemelidir. Hayvanların kesilmesi, yüzülmesi, karkasın parçalanması, etin nakli, muhafazası, pişirilmesi ve tüketime sunulması aşamalarında kişisel hijyen kuralları ihmal edilmemelidir

Kenelerin bulunabileceği alanlara dikkat!

Ekim 31st, 2011 | Kadın | 1 Comment


 Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Vuslat Boşnak, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yol açan kenelere karşı çalı, çırpı ve gür ot bulunan yerlerden uzak durulması gerektiğini söyledi.

Boşnak yaptığı açıklamada, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yakalanmamak için mümkün olduğunca kenelerin bulunabileceği yerlerden uzak durulması gerektiğini vurguladı.

 İnsanların kenelerin yaşayabileceği su kenarları, otlaklar ve hayvan barınaklarında zaman geçirdiklerinde kendilerini belirli sürelerle kontrol etmesi, hastalığın belirtileri açısından uyanık olması gerektiğini ifade eden Boşnak, şöyle konuştu:

 KKKAya karşı çalı, çırpı ve gür ot bulunan yerlerden uzak durulmalı. Zorunlu hallerde bu gibi yerlere çıplak ayakla ya da kısa giysilerle girilmemelidir. Özellikle kırsal alanlarda dolaşılırken açık renkli, vücudu örten elbise ve çizme giyilmeli veya ayakkabı giyilecekse pantolon paçaları çorap içine alınmalıdır. Hayvan barınakları, kenelerin yaşamasına imkan vermeyecek şekilde yapılmalı, çatlaklar ve yarıklar tamir edilmeli. Hayvanların sağım ve kesim zamanına dikkat ederek gerekli önlemleri alınmalı. Hayvanlar, kene ve diğer dış parazitlere karşı yılda iki kez ilaçlanmalı. Gerek insanları, gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar olarak bilinen ilaçlar dikkatli kullanılmalı.

Yrd. Doç. Dr. Boşnak, vücut üzerinde kene gezdiğinin fark edilmesi durumunda kenelerin dikkatlice toplanıp öldürülmesi gerektiğini ifade etti. Yapışan kenelerin kesinlikle ezilmeden, kenenin ağız kısmı koparılmadan bir pense ile doğrudan alınması gerektiğini dile getiren Boşnak, şu bilgileri verdi:

Isırılan yer, bol sabunlu suyla yıkanıp temizlendikten sonra, iyotlu antiseptik sürülmelidir. Keneyi çıkaramayacaklarını düşünen vatandaşlar en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı. Sağlık kuruluşuna gitmekten çekinmemeli. KKKA insanlarda ateş, üşüme, titreme, yaygın kas ağrıları, bulantı, kusma, ishal, yüzde kızarıklık, karaciğerde büyüme ve kanama ile kendini gösteriyor. Gövde, kol ve bacaklarda cilt içi kanama görülebilir. Burun kanaması ve değişik alanlarda kanama bulguları bulunabilir. Virüs vücuda girdikten sonra tipik olarak bölgesel lenf bezlerinde ve yerel dokularda çoğalıyor. Virüs, lenf ve monositler yoluyla başta dalak, karaciğer, lenf bezleri ve akciğer gibi alanlara yayılıyor.

Vuslat Boşnak, özellikle yaz döneminde insanların sıkça yeşil alanlarda zaman geçirdiğini ve bu nedenle kene ısırmalarında artış yaşandığını belirterek, vatandaşları KKKA hastalığı belirtileri konusunda duyarlı olmaya çağırdı.        

Yaz ishallerinden korunmanın yolları!

Ekim 31st, 2011 | Kadın | 0 Comments


Bu hastalık risklerini en aza indirmek için doğru beslenmek, genel temizlik kurallarına uymak ve sineklerden korunmak gerekiyor. Yazın gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde en sık görülen sorunların başında ishal geliyor. Yaz ishallerinden ve diğer hastalıklardan korunmak için  Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Elif Hakko, nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatıyor.

İshal, kusma ve bazen de yüksek ateş ile ortaya çıkan, ağız yoluyla bulaşan bazı mikroplar, gastroenterit denilen hastalıklara neden oluyor. Bu mikroplar yaz sıcaklarında hızla ürüyor, mikrop sayısı arttıkça hastalık yapma riski de yükseliyor. Deniz ve havuz suyunu yutmak, mikrop taşıyan sinekler yaz aylarında hastalıklara yol açıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, tifo, dizanteri, kolera, ile bazı Salmonella ve E.Coli türleri gibi hastalıklara yol açan mikroplardan korunmak için alınabilecek önlemleri aktarıyor.

Dr. Hakko, “Kabuğu soyulabilen gıdaların kabuklarını soyarak, soyulmayanlarda ise iyice yıkayarak yemek çiğ veya az pişmiş et yememek, çiğ süt içmemek genel temizlik kurallarına uymak, yemeklerden önce ve sonra, tuvaletten sonra el yıkamak sineklerden korunmak yaz aylarında dikkat edilmesi gereken noktaların başında geliyor” diye bilgi veriyor.

Risk faktörü bulunan gıdaları da anlatan Dr. Elif Hakko, “Fıstık, ceviz gibi yağlı gıdalar ile küf toksinleri üreyebilen mısır ve pirinç dikkatli tüketilmeli. Pastörize edilmemiş süt içilmemeli, bu sütten peynir yapılmamalı. Patates, 20 – 30 zehirli türü olan mantar, midye, istiridye ve kabuklu deniz hayvanlarından geçen bakteri toksinlerinin sebep olduğu hastalıklarla sıklıkla karşılaşıyoruz. Elde hazırlanan ve iç sıcaklıkları zararlı mikropların ölmesini sağlayacak kadar yükselmeyen ızgara köfteden, havasız ortamda mikropların toksin üretme riski olması nedeniyle bütün olarak çevrilmiş tavuktan, vakumlu paketi açılıp kısa sürede tüketilmeyen sosis ve salamdan uzak durulmalı. Sütlaç, kazandibi, muhallebi, dondurma gibi sütlü tatlılar da hazırlandıktan sonra soğutucuda tutulmazsa tehlikeli olabilecek gıdalar. Çiğ yumurtadan yapılan mayonez marul, salata, maydanoz gibi sebzeler de iyi yıkanmadığında riskli olabiliyor” diye konuşuyor.

Dr. Hakko, en güvenilir yiyeceğin yoğurt olduğunu vurguluyor ve diğer güvenli yemekleri sıralıyor: “Izgara ete kıyasla tencerede pişen et yemekleri, sebze yemekleri, sarma ve dolma gibi zeytinyağlı yemekler yaz aylarında daha güvenilirdir.”

İshal ve kusma görülüyorsa neler yapılmalı?

Dr. Elif Hakko, “İshal ve kusma, sıvı ve elektrolit kaybına sebep olur. Ev koşullarında kusma ve mide bulantısı nedeniyle kaybedilen sıvı ve elektrolitler ağızdan yerine konamıyorsa veya ateş yükselmişse, hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Hastada kaybedilen sıvı ve elektrolitleri dengelemek için serumla takviye yapıyoruz. Eğer etken bir bakteri söz konusuysa antibiyotik tedavisi yapılıyor” diyerek tedavi hakkında da bilgi veriyor