‘Estetik ve Güzellik’ Etiketli Yazılar

Saçlara içten bakım!

Kasım 11th, 2011 | Sağlık | 0 Comments


Günlük 50-200 tel  dökülmesi normal. Ancak bundan fazla dökülme, beslenme düzeninizde bir şeylerin ters gittiğinin göstergesi

Saç, yüzümüzün en önemli aksesuarlarından biri. Kozmetik firmaları, tip ve cinsiyete göre saç sorunları için çok detaylı ürünler pazarlıyor. Ancak saç sağlığı sadece dışarıdan bakımla olmuyor, içten bakım için de doğru beslenme şart.Mevsim geçişleri, hormonal faktörler ve düzensiz yaşam tarzı, saçları yıpratıyor. Son zamanlarda saçlarınız cansız, parlaklığını yitirmiş ve kırılgansa beslenmenizi gözden geçirmenizi öneririm. Özellikle protein, demir ve diğer besin öğelerinden oluşan dengeli beslenme programıyla, saçlarınızı ışıltılı bir görünüme kavuşturabilirsiniz.

Saçlar, keratin proteininden oluşuyor. Cansız bir madde olduğundan, sağlıklı ve yeterli beslenme olmadan, protein veya diğer besinlerle zenginleştirilmiş sampuanlar, bakım ürünleri saçın uzamasına etki edemeyebiliyor.

Protein desteği

Nasıl vücudumuzda tüm sistemlerin düzenli işleyebilmesi için dengeli beslenme önemliyse aynı durum saçlarımız içinde geçerli.
Devamını oku

Burun estetiğinde erkekler kadınları geçti!

Kasım 2nd, 2011 | Sağlık | 0 Comments


Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği tarafından Antalyanın turizm beldesi Belekte gerçekleştirilen 33üncü Türk Ulusal Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi sona erdi. Kongre Başkanı Prof. Dr. Metin Önerci, 26 Ekimde başlayan ve bin 600 dolayında katılımcıyla gerçekleştirilen kongrede estetik ameliyatların da konuşulduğunu kaydetti. 

BURUN MODASI DEĞİŞTİ

Günümüzde burun estetiği anlayışının değiştiğini, kalkık, estetik yapıldığı bilinen burunlar yerine daha doğal görünümlü buruna doğru modanın kaydığını belirten Prof. Dr. Önerci, İnsanlar estetik olduklarının anlaşılmasını istemiyor. Bakıldığı zaman düzgün görünen burunlar istiyorlar dedi.

Prof.Dr. Metin Önerci, son yıllarda burun estetiği ameliyatlarının küçük yaşlara kaymaya başladığını ve özellikle lise çağındaki genç kızların burun estetiği talep ettiğini ve elinde fotoğrafla geldiğini söyledi. Son yıllarda 40 yaş ve üzeri bekar erkeklerin de burun estetiği talebinin arttığını belirten Prof. Dr. Önerci, bu erkeklerin herhangi bir model olmadan Güzel burun istiyorum talebiyle hekime başvurduğunu kaydetti. Erkeklerin kadınlara oranla bu tip operasyonlarda daha talepkar olduğunu belirten Prof. Dr. Metin Önerci, Onları tatmin etmek pek mümkün değil. Kafalarında bir imaj var. Kendilerinin çok yakışıklı olacağını kurguluyorlar. Halbuki burun kendi burunları, biz yeni burun takmıyoruz ki. Özellikle 40 yaş ve üzeri, kendini çok beğenen erkeklere ameliyat yapmak konusunda çekinceli yaklaşıyoruz diye konuştu.

BURNA DEĞİL YÜZE BAKILMALI

Güzel burnun yüze giden burun olduğunu belirten Prof. Dr. Önerci, burun estetik ameliyatlarında temel kriterin hastaya bakıldığı zaman gözlerin görünmesi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Önerci Çok yapmacık bir burun yüzde tek dikkat çeken nokta oluyor. İnsanlar yüze, genel ifadeye bakmalı dedi.

ÇOCUKLARDA HORLAMA

33. Türk Ulusal Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Kongre Başkanı Prof. Dr. Metin Önerci, çocuklarda geç tedavi edilen horlamanın ilerleyen yaşlarda apneik hastalar yaratacağını söyledi. Çocuklarda horlama ve apnenin geniz eti ve bademcik büyüklüğü nedeniyle ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Önerci, Burada önemli olan şey ameliyatın erken yapılmasıdır. Geç yapıldığı zaman adaleler içeriye doğru çöküyor ve ilerleyen yaşlarda apneik hasta oluyorlar diye konuştu.

Ebeveynlerin geniz eti ve bademcik ameliyatı için genelde okul çağını beklediğini, fakat bunun yanlış olduğunu belirten Prof. Dr. Önerci, ideal aralığın 2.5- 3 yaş olduğunu söyledi. Anne ve babaların çocuk hastayken değil, sağlıklı olduğu dönemde uykusunu kontrol etmesini öneren Prof. Dr. Metin Önerci, Hasta olduğunda her çocuk horlar. O önemli değil. Çocuk sağlıklı olduğunda ağzı açık uyuyor, devamlı horluyorsa muhakkak bir doktora başvurulmalı dedi.

Prof. Dr. Önerci, doğru zamanda yapılacak müdahalenin başarı şansının yüzde 95 olduğunu söyledi

Fazlalıklar içeri kıvrımlar dışarı

Ekim 31st, 2011 | Kadın | 1 Comment


Şimdiden söyleyelim bu kulüpten çıkmanın tek yolu yağları dışarı atmak için geliştirilen estetik yöntemlerden yardım almak!

Beklenen yaz sonunda geldi şimdi denize girme, kumsalda dolanma zamanı… Peki siz niye bu kadar üzgünsünüz yoksa fazlalıkları mı dert ediyorsunuz? O zaman dertli başınızı kaldırın ve estetik dünyasındaki son gelişmelerden biri ile tanışın. Liposuction dünyada en çok yapılan estetik cerrahi ameliyatı olarak kabul ediliyor ve ülkemizde de neredeyse birinci sırada geliyor. Bu durumun en önemli nedeni ise son 20-30 yılda obezite ve bölgesel yağlanma sorununun artması. Fakat liposuction bazı durumlarda en iyi yöntem olsa da uzun süren şişlik, morluk, acı ve ciltte oluşan çukurluklar nedeniyle hastaları korkutabiliyor. Bu dezavantajlardan yola çıkılarak geliştirilen yöntemlerden biri de Slim Lipo. Bu, aslında bir lazer liposuction yöntemi. Tek farkı daha kısa sürede daha hızlı sonuç vermesi. Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Güner, “Bu yöntem fiber optik uzantısı olan bir lazerin liposuction borusunun içinden geçirilip yağı eritmesiyle ortaya çıktı. Uygulamada sadece yağ dokusunun eritilmesi hedefleniyor. Diğer dokulara dokunulmuyor. Lazer, yağ dokusunu gördüğünde bütün enerjisini ona aktarıyor ve yağ dokusunu eritmeye çalışıyor, böylece çevredeki dokulara zarar verilmeden işlem yapılmış oluyor” diyor.

Karın geriliyor, bacaklar düzeltiliyor

Lazer ile germe işlemi de yapılıyor. Op. Dr. Hüseyin Güner, eskiden her hastaya cerrahi yolla müdahale ederek karın germe ameliyatı yaparken şimdi sadece 10 hastanın 7 tanesine cerrahi uyguladıklarını belirtiyor. Bu yöntem sayesinde daha az cerrahi müdahale yapılmış oluyor ve hasta daha hızlı sürede gündelik yaşamına dönüyor.

Kalın ayak bileği sorunu da en çok görülen fakat en zor çare bulunan sorunlardan biri. Eskiden bu bölgeye liposuction yapmak zorlu bir işlemdi ve hasta üç ay varis çorabı giymek zorunda kalırdı. Bu yöntemle birlikte ayak bileğindeki yağ alınıyor ve hastanın iki hafta varis çorabı kullanması yeterli oluyor. Yine aynı uygulamayla çarpık bacakların da düzeltilmesi hedefleniyor.

Operasyondan önce yapılması gerekenler

Op. Dr. Hüseyin Güner, estetik müdahalelerden önce iyi bir araştırma yapılması gerektiğini belirtiyor ve “Hastalar, işlerini doktorlarına sorarak planlamalı. Çoğu hasta slim lipo işleminden sonra aynı gün işine dönebiliyor. Ama kişinin analiz edilmesi gerekiyor. Kimi hastanın ağrı eşiği düşük olabiliyor ya da birden fazla bölgeye müdahale edilebiliyor. Hastalar bu işlemden sonra spora bir hafta içinde başlayabiliyorlar. Denize ise 10 gün içinde girebiliyorlar” diyor. Uygulama sonrasında birkaç noktada ufak kızarıklık ve küçük morluklar olabiliyor.

YÜZ GERME AMELİYATI TARİH OLUYOR

Çene kenarlarının ve gıdı yağlarının da bu yöntemle eritilmesi hedefleniyor. Germe moduyla kesi olmadan yüz gerilebiliyor. Hastaların yüzde 50-60ı için bu yöntem çok uygun. 50 yaşındaki bir kadın yüz germe için geldiğinde 1 saat içinde işlem tamamlanıyor. Op. Dr. Hüseyin Güner, “Yüz germe gerçekten gerekiyorsa yüzün 2/3lük kısmına lazer uyguluyoruz, dış kısmından da sadece cilt çıkarma işlemi yapıyoruz ve hastayı aynı gün taburcu ediyoruz. Çok ufak bir izle hasta istediği görüntüye kavuşuyor. Eskisi gibi yüzü açıp uğraşmıyoruz” diyor.

Hedef: Daha ince kollar

Lazer, kol bölgesine de uygulanabiliyor. Bu yöntemde kolda sarkma çok az görülüyor. Op. Dr. Hüseyin Güner, “Eskiden kolunda fazlalık olan her hastaya cerrahi yani kesi yöntemi önerirken şimdi 20 hastadan birine cerrahi öneriyoruz. Hasta çok ileri yaştaysa ve kol içinde çok fazla kırışıklık varsa kırışıklığın da tedavi edilmesini istiyor. Slim Lipo ile sarkmayı engellemek mümkün ama kırışıklıkları tam olarak geçiremiyoruz” diyor.

Göz altı torbalarına veda!

Lazer, yağ olan her bölgeye uygulanabiliyor. Op. Dr. Hüseyin Güner, “Saçlı derinin altında bir yağ birikmesi varsa bunu keserek almaktansa lazerle eritebiliyoruz. Göz çevresindeki yağ fazlalıkları için de bu yöntem kullanılıyor. Çok ince bir fiberle göz çevresindeki fazlalıklar kesi yapmadan yok edilebiliyor. Lazer fiber, bir iğne deliğinden yağa tutuluyor ve o bölgeye parmakla dokunduğunuzda erimiş yağ dışarı çıkıyor. O ince deliğin kapanması da yarım saat bile sürmüyor. Hasta sonrasında hemen gündelik hayatına dönebiliyor. Eğer göz çevresinde kırışıklık sorunu da varsa başka bir lazer daha uyguluyoruz ve cildi geren bu lazerden sonra da hastanın istediği görüntüye kavuşmasına yardımcı oluyoruz. İşlem yaklaşık 15 dakika sürüyor” diyor.

Meme küçültülüyor

Yöntemle, meme küçültme de yapılabiliyor. 35 yaşını geçmiş iri memeli hastalar bu işlem için çok uygun. Çünkü bu yaşlarda memede süt üreten kısım azalırken yağ dokusu artıyor. Lazer, yağı eritmeye ve memeyi küçültmeye yardımcı oluyor.

Hasta sonuçları ne zaman görüyor?

Hastanın ilk kontrolü işlemden sonraki dördüncü gün oluyor ve o zaman bile fark görülüyor. Belden yukarı olan kısımlarda daha hızlı sonuç alınıyor. Dizden aşağıda olan kısımlar, kalpten uzak olduğu için dolaşım problemleri nedeniyle daha geç ortaya çıkıyor. Ama 1 ya da 1.5 ay içinde iyileşmenin yüzde 60ı görülüyor. Ayak bileğinde ise hastanın bazen 2 ay beklemesi gerekebiliyor.

Tekrar kilo alınıyor mu?

Op. Dr. Hüseyin Güner, “Hastayı iyi değerlendirmek gerekiyor. Hasta tek bir şikayetle başvursa da baktığınız zaman karın diye geldiğinde basen üzerinde kalan, sırta uzanan kısımlarda da yağ görülebiliyor. Hastalar bize karın için gelirler fakat sadece karın bölgesini yaparsak ve diğer bölgelerin de alınmasına ihtiyaçları olduğunu söylemezsek karın düz, diğer bölgeler çıkıntılı oluyor. Bu tip yöntemler, zayıflama yöntemi değil. Yağ fazlalığı olan bölgeleri tedavi ediyoruz ama hasta kilo alırsa o bölgeden şişmanlama ihtimali her zaman bulunuyor. Biz bir şekil oluşturuyoruz, o şekil bozulmadan hasta kilo alıyor ve kilo veriyor” diyor.

İz kalmıyor

Uygulama sırasında kullanılan fiberler çok küçük ve ince olduğu için cilt altına girdiğinde sadece bir iğne izi bırakıyor. Bu iz de yapılan işlem bölgesine göre 5-6 dakika ya da 24 saat içinde geçiyor.

DİKKAT!

Hastalar bu işlemden önce aspirin ve kan sulandırıcı içmemeli. Balık yağı, Omega 3, Quenzim Q 10, ginseng, ginko bloba, sarımsak hapı gibi bitkisel ya da hayvansal besin takviyelerinin ciddi kan sulandırıcı etkileri bulunuyor. Mutlaka doktorlarına işlemden önce bunları belirtmeleri gerekiyor.

Liposuctiondan farklı

Liposuctiondan sonraki en büyük şikayetlerden biri iyileşmenin geç olması yani ağrı, şişlik, morluk olması, genel anestezi tercih edilmesi, lokal sedasyonla yapılacaksa da dışarıdan takviye olması, 4-8 hafta korse kullanılması. Ayrıca liposuctiondan sonra ciltte girinti çıkıntı da olabiliyor. Çünkü liposuction kanülleri, yağ almak için cilt altına girip, ileri geri hareket ettirilirken bağlar kopabiliyor. Bu bağlar koptuktan sonra tekrar aynı yere yerleşmesi için korse kullanılıyor. Ama lazer teknolojisindeki kanülle hiçbir şey vermeden yağ eritilebiliyor. Sonra çok ince bir fiberle hızla alınabilecek kadar yağ alınıyor, 3-4 gün sonra da hasta korseyi çıkartabiliyor.

Nilgün Yıldız

Formsante Dergisi Haziran 2011 Sayısı

Göbek eritmeye yardımcı basit egzersizler

Burun estetiği nasıl olmalı?

Ekim 31st, 2011 | Kadın | 1 Comment


Anadolu Sağlık Merkezi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Haluk Duman, burun estetiğinde dikkat çekici gelişmeler olduğunu vurguluyor ve “Estetik cerrahinin geldiği son nokta ‘ameliyatlı burun düşer efsanesi bitiriyor” diyor.

Burundaki şekil bozuklukları kişileri mutsuz ederek, güven eksikliği yaratıyor. Burun estetiğinin, görsel açıdan estetik ve işlevsel olarak da nefes alma problemlerini ortadan kaldıracak şekilde yapılması gerekiyor. Günümüz teknolojisiyle estetik cerrahinin son derece  başarılı sonuçlar yarattığını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Haluk Duman, burun estetiğindeki güncel gelişmeleri anlatıyor.

Burun estetiğinin amacının “Tek başına bakıldığında güzel ama yüzle beraber bakıldığında yüzün bir parçası olarak görülen, yüze uyumlu bir burun ortaya çıkarmak” olduğunu belirten Prof. Dr. Duman, burun estetiğinin 18 – 20 yaşından itibaren uygulanabildiğini aktarıyor.

Burun estetiği ameliyatlarında burundaki fazla kıkırdak ve kemiğin çıkartılmasıyla şişkinlik ve şekil bozuklukları düzeltiliyor. Kullanılan yönteme bağlı olarak burunun boyutları küçültülebiliyor veya artırılabiliyor. Bu ameliyatlarda burun delikleri daraltılabiliyor, burunun sırtındaki kemik çıkıntılar alınıyor, burun ucunun veya köprünün şekli de değiştirilebiliyor. Ameliyatlarda ‘açık rinoplasti yöntemini tercih ettiklerini belirten Prof. Dr. Duman, bu yöntemle burun ucu olarak adlandırılan kısmı görüp, ameliyat sırasında oraya girişimde bulunabildiklerini söylüyor. “Açık rinoplasti ameliyatında burun ucunda simetri tam olarak sağlanabiliyor ve ihtiyaç olan bölgelere kıkırdak destekler yerleştirilip dikişlerle sabitleniyor” diye konuşan Prof. Dr. Duman, böylelikle ameliyattan sonra burun şeklinin değişmesi riskini en aza indirgediklerini aktarıyor. Bu yöntem sayesinde ‘Ameliyatlı burun bir süre sonra düşer yargısının da sona erdiğine dikkat çekiyor.

Hasta, burun estetiği ameliyatından hemen sonra evine gidebildiği gibi, arzu ederse hastanede de bir gece geçirebiliyor. Ameliyata bağlı bir ağrı hissedilmiyor ancak ilk 24 – 48 saatte hastanın gözlerinin etrafında ödem ve şişlik olabiliyor. Bunlar zamanla azalıyor. Göz çevresindeki morluklar 7 – 10 gün arasında geçiyor. Burunun son şekline gelmesi ise 6 – 12 ay arasında oluyor

Gözaltı torbalarından kurtulun!

Ekim 31st, 2011 | Kadın | 0 Comments


Gözaltı torbalarından kurtulun!>

Göz kapaklarında düşme ve gözaltı torbaları en güzel gözlere bile gölge düşürüyor ama basit estetik müdahalelerle yıllara meydan okuyan canlı ve sağlıklı bakışlara sahip olabilirsiniz. Estetik ve Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, göz çevresi estetiği hakkında merak edilenleri anlatıyor…

Göz çevresi sorunlarının lokal anestezi ile acısız ve çok kısa sürede düzeltilebileceğini söyleyen Prof. Dr. Kışlaoğlu ‘Göz kapağı yaşlanmaya bağlı olarak ya da kalıtsal nedenlerle çok genç yaşlarda da torbalanabilir. Bazen de göz kapağı derisinde torbalanma olmadan sadece sarkma ya da gevşeme görülebilir. Tüm bunlar kişiyi yorgun ve yaşlı gösterir. Bu durumun estetik görünüm bozukluğuna neden olması yanında, sarkık haldeki üst göz kapaklarının gözün önünü kapatması kişinin görmesini de engelleyebilir dedi.

Göz Kapağı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

‘Göz kapağı estetiği ameliyatı ya da blefaroplasti, göz kapaklarına uygulanan estetik cerrahi girişimdir. Alt ve üst göz kapaklarından fazla sarkma ve torbalanmaya neden olan deri fazlalıkları çıkarılır ancak çıkarılan doku miktarlarının çok iyi planlanması gerekir diyen Prof. Kışlaoğlu, operasyon sırasında yapılanları şöyle açıkladı ‘Estetik göz kapağı ameliyatı ile fazla deri alınır ve ayrıca fıtıklaşmış yağ dokusu önündeki zar kuvvetlendirilir. Bu şekilde hem güzel bir görünüm elde edilir hem de kişinin rahat görmesi sağlanmış olur. Göz kapağı estetiği lokal anestezi ile yapılır ancak hastanın talebine göre veya başka işlemler de yapılacaksa genel anestezi altında da yapılabilir. Hastanın mevcut şikâyetlerine göre sadece üst veya alt kapaklar ya da her ikisi de aynı anda ameliyat edilebilir. Ameliyat ortalama 1–1,5 saat sürer

Operasyon Sonrası İz Kalıyor mu?

Üst göz kapağı için kesi göz kapağının katlanma yerinden yapılır. Üst göz kapağında gizli bir dikiş ve alt göz kapağında kirpik dibinde kendiliğinden kaybolan dikişler vardır. Bu nedenle iz görünmez. Ayrıca göz kapakları insan derisinde en az iz bırakan bölgelerdendir. Ameliyat sonrası ödem oluşumunu önlemek için göz 1 saat kapalı tutulur. Hasta hemen evine dönebilir. Herhangi bir sargı ya da pansuman söz konusu değildir. Hasta iki gün sonra banyo yapabilir, doğal ihtiyaçlarını rahatlıkla giderebilir. Dört gün sonra üst göz kapağındaki dikiş alınır. Bu süre zarfında hasta güneş gözlüğü takarak günlük hayatına devam edebilir. Bu operasyon tek başına uygulanırken kaş kaldırma ve yüz germe operasyonları ile kombine edilebilir.

Yeni Göz Kapağı Şeklini Ne Kadar Korur?

Genellikle bu operasyonlar iyi sonuç verir ve revizyon (yeniden cerrahi girişim) nadiren gerekli görülür. Göz kapaklarının yeni şekli, yerçekimi dolayısıyla bazen 5–10 yıl bazen de ömür boyu dayanır.