‘ folik asit’ Etiketli Yazılar

Bayram sabahı kavurma keyfi…

Kasım 11th, 2011 | Sağlık | 2 Comments


Marmara Üniversitesi (MÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Funda  Elmacıoğlu, kahvaltıda et tüketiminin yılda bir kez olduğunu, bayram kültürünün yaşatıldığını belirterek, Vatandaş, geleneksel kutlamaların yanında senede bir kere kahvaltıda kavurma yiyorsa, buna da çok keyifli bakmak lazım dedi.

Prof. Dr. Elmacıoğlu, Kahvaltıda et tüketimi senede bir kere oluyor. Çok taze bir et kesiliyor. Bunu da hoş görmek lazım. İnsanların bir bayram kültürü var. Vatandaş, geleneksel kutlamaların yanında senede bir kere kahvaltıda kavurma yiyorsa, buna da çok keyifli bakmak lazım. Psikolojik tatmine, ailenin bir araya gelmesine, geleneklerin yaşatılmasına çok ihtiyaç var günümüzde. Senede bir kere kahvaltıda kurban etini kavurup yemekle, ailede birlik ve beraberlik artar dedi.

Prof. Dr. Elmacıoğlu, yaptığı açıklamada, Kurban Bayramının, günümüzde yok olmaya başlayan, tüm ailenin bir araya geldiği ve yemek ziyafetleriyle masaların şenlendiği gelenek ve göreneklerin en güzel simgelerinden biri olduğunu söyledi.
Devamını oku

Bağışıklık sisteminiz kışa hazır mı?

Kasım 11th, 2011 | Sağlık | 0 Comments


Kış geldi, havalar soğudu. Vücudun askerleri olarak tanımlanan bağışıklık sistemini hem çocuğunuz hem de kendiniz için kışa hazırladınız mı? Ne zaman vitamin almak gerekiyor, hangi vitaminleri nereden, nasıl, hangi miktarda alırsak sağlıklı bir kış geçirebiliriz?

Dr. Hayri GözlükgillerÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Sert kış kapımızda… Hepimiz aksırmaya, hapşırmaya başladık. ‘Grip mi, nezle mi, soğuk algınlığı mı yaşıyoruz sorularına yanıt ararken bir yandan da vücut bağışıklık sistemini kuvvetlendirebilmek için çareler arıyoruz. Çoluk çocuk ailece hasta olmadan, sağlıklı bir kış geçirebilmek için vücudun bağışıklık sistemini desteklemek şart!

Çocuk gelişiminde bağışıklık sisteminin önemi nedir?

Bağışıklık sistemi ya da bağışıklık ‘koruyuculuk sistemidir.
Devamını oku

Anne adaylarına balık uyarısı!

Ekim 29th, 2011 | Kadın, Sağlık | 0 Comments


Prof. Dr. Sermet Sağol, Denizlerimiz ve doğamız giderek artan kirlilikle sağlığımızı tehdit eder duruma geldi, avcı balıklar olarak nitelendirdiğimiz kılıçbalığı, orkinos gibi balıkların kas protein dokularına bağlanan cıva, kurşun gibi inorganik ağır metallerin artışı gözlenmektedir. Özellikle gebelik dönemlerinde bu tür besinlerin tüketilmesi çocukta santral sinir sistemi hastalıkları, görme bozuklukları ve duyu kaybı gibi hastalıklara sebep olmaktadır. Bu nedenle anne adayları ve gebeler aşırı balık tüketiminden kaçınmalı. Diğer yandan bu dönemde anne adaylarınin haftada bir öğün olmak şartıyla balık tüketmeleri omega 3 açısından çok önemlidir. Balık tüketimi ölçülü ve dikkatli yapılmalıdır dedi.

Prof. Dr. Sağol, gebelik dönemine ilişkin diğer önemli bir konunun da kafein tüketimi olduğunu söyledi. Çocuk sağlığı için anne adaylarının kafein tüketimine de dikkat etmeleri gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Sağol, Aşırı kafein tüketimine bağlı gerçekleşen gebelik kaybı ve erken doğum riski olduğu göz önünde bulundurmalı. İyi demlenmiş bir bardak çay, bir fincan kahve günlük tüketim için yeterli. Fazlası belirttiğimiz riske sebep olur diye konuştu.

OBEZİTEYE DİKKAT

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Doğum Ana Bilim Dalından Uzm. Dr. Özgür Yeniel ise Gebelik sürecinde anne karnında maruz kalınan en önemli hastalıkların başında obezite gelmektedir. Bu hastalığın nedenleri arasında fastfood olarak adlandırılan yüksek kalorili hazır yiyecekler gelmektedir. Öte yandan anne adayları bu dönemde çok yemek yerine öğünleri sadece 1- 2 kaşık artırarak bol karbonhidratlı besinler, sebze, meyve ve folik asit bulunduran tabletler tüketmeli ve aşırı kilodan kaçınmalıdırlar. Aksi takdirde çocuğun anne karnında gebelik şekeri ve obeziteye yakalanma riski artar dedi. 

Diyabet hastası gebede düşük riski artıyor

Ekim 29th, 2011 | Sağlık | 0 Comments


İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Dr. Yavuz Selim Demir,  gebelik döneminde diyabetin çok önemli olduğunu, anne ve bebek sağlığı açısından risk yaratabildiğini söyledi.

Diyabetin gebelik döneminde ortaya çıkmasının gestasyonel diyabet, diyabet hastası kadının gebeliğinin ise pregestasyonel diyabet şeklinde isimlendirildiğini belirten Demir, gebeliğin erken döneminde hormonlardaki değişikliklerden dolayı yüksek insülin düzeylerinin söz konusu olduğunu ifade etti. Demir, diyabet durumunda gebenin kan şekerinde düşme gözükebildiğini ve ileri dönemlerde insülin direnci gelişebildiğini söyledi.

Annedeki diyabetin kanda oksijen salınımını bozduğundan plazantada kan dolaşımının da olumsuz etkilendiğini anlatan Demir, Kan dolaşımının bozulması anne karnındaki bebeğin büyümesini engeller dedi.

Demir, gebelik sonrasında yüzde 25-30 hastada diyabetin kalıcı olduğuna ve diyabetik gebelerin çocuklarında diyabet gelişimi riskinin arttığına dikkati çekti.

-Diyabetik anne adayında, idrar yolu enfeksiyonu riski artıyor-Diyabet görülen anne adayında düşük riskinin arttığını vurgulayan Demir, bu kişilerde ölü doğum oranının sık görüldüğüne dikkati çekti.

Demir, diyabetik anne adayında, idrar yolu enfeksiyonu riskinin arttığını, bebeğin kilolu dünyaya gelebildiğini ifade etti.

Obezitenin, gebelikte diyabet riskini artırdığını vurgulayan Demir, Daha önce gebeliğinde gestasyonel diyabeti olanlar, glikozürisi olanlar, ailesinde diyabet hastası bulunanlar, polikistik over hastalığı olanlar dikkatli olmalıdır. Çünkü, bu kişilerde diyabet görülme riski, diğer anne adaylarına oranla daha yüksektir uyarısında bulundu.

-Gebelik diyabeti tanısı nasıl konur-Demir, açlık kan şekerinin 126 mg/dl ve üzerinde veya günün herhangi bir saatindeki kan şekerinin 200 mg/dl ve üzerinde olması halinde diyabet tanısı konulduğunu söyledi.

Tarama testleriyle de tanı konulabileceğini ifade eden Demir, Gebeliğin 24-28 haftalarında 50 gr glukozla tarama testi yapılır. Kan şekeri 140 mg/dl ve üzerinde ise gebeye 100 gr glukozla yükleme testi yapılır. Kan şekerinin, ilk dakikada 95, 1. saatte  180, 2. saatte 155, 3. saatte 140 mg/dl ve üzerinde iki değere sahip olması diyabet tanısını koydurur dedi.

-Tedavi nasıl olmalı-Demirin verdiği bilgiye göre, diyabetin mutlaka kontrol altında tutulması gerekiyor.

Aşırı kilo alınmasının önlenmesi, 17. haftaya kadar açlık kan şekerinin 90 mg/dl, tokluk kan şekerinin ise 120 mg/dl altında olması isteniyor.

Anne adayının ideal kilosuna göre diyet programı yapması öneriliyor. Karbonhidratların yüzde 45den az olmaması, folik asit ve kalsiyum desteği verilmesi gerekiyor.

Gebelik süresince 10-12 kg ağırlık artışı öneriliyor. Gün içinde 3 ana ve 3 ara öğün yemek yenilmesi tavsiye ediliyor.

Gebelikte egzersizle kan şekerinin ayarlanması gerektiği vurgulanıyor.

Diyet ve egzersizle kan şekerleri hedef değerlerde seyretmezse günde 4 kez insülin enjeksiyonu veya insülin pompasıyla kan şekeri regüle ediliyor. Ağız yoluyla alınan antidiyabetik ilaçların gebelikte kullanılmaması gerekiyor.