‘ Kurban bayramı’ Etiketli Yazılar

Tatil sendromuna dikkat!

Kasım 11th, 2011 | Sağlık, Tatil | 1 Comment


Kurban Bayramının yaklaşmasıyla tatil öncesi son hazırlıkları yapmaya başlarken uzun bir tatilin ardından nasıl işe adapte olunacağı endişesi de akıllarda yer etmeye başladı bile.

Zihnimizi boşaltmak bedenimizi rahatlatmak için keyif alarak geçireceğimiz bir zaman dilimi olması gereken tatil, işe nasıl döneceğim, nasıl adapte olacağım, düşünceleriyle sıkıntılı da geçebiliyor. Bunu engellemek için hoş vakit geçirilebilecek programları sadece tatil vaktiyle sınırlandırmamak çok önemli. Hayatınıza kattığınız küçük renkler, iş hayatınızdaki başarınızı da olumlu yönde etkileyecektir. Bu süreçte tatil öncesi ve sonrasında oluşan kişinin günlük hayatına adapte olmasını zorlaştıran tatil sendromunu, bu sendromu yaşamamak için yapılması gerekenleri Hisar Intercontinental Hospital Psikoloğu Gülşah YAHŞİden öğrendik.

Tatil sendromunu oluşturan en önemli şeyin tatil ruhuna kendini kaptırmak ve iş hayatına geri dönmeyecekmiş gibi yaşamak olduğunu dile getiren Yahşi, ‘Tatil öncesinde bu duyguları yaşamak, işlerimizde karşımıza çıkan aksaklıkların gizli sebeplerinden olabilir. Bu noktada önemli olan soru ‘Tatilin benim için anlamı nedir? olmalı.

Devamını oku

Bayram sabahı kavurma keyfi…

Kasım 11th, 2011 | Sağlık | 2 Comments


Marmara Üniversitesi (MÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Funda  Elmacıoğlu, kahvaltıda et tüketiminin yılda bir kez olduğunu, bayram kültürünün yaşatıldığını belirterek, Vatandaş, geleneksel kutlamaların yanında senede bir kere kahvaltıda kavurma yiyorsa, buna da çok keyifli bakmak lazım dedi.

Prof. Dr. Elmacıoğlu, Kahvaltıda et tüketimi senede bir kere oluyor. Çok taze bir et kesiliyor. Bunu da hoş görmek lazım. İnsanların bir bayram kültürü var. Vatandaş, geleneksel kutlamaların yanında senede bir kere kahvaltıda kavurma yiyorsa, buna da çok keyifli bakmak lazım. Psikolojik tatmine, ailenin bir araya gelmesine, geleneklerin yaşatılmasına çok ihtiyaç var günümüzde. Senede bir kere kahvaltıda kurban etini kavurup yemekle, ailede birlik ve beraberlik artar dedi.

Prof. Dr. Elmacıoğlu, yaptığı açıklamada, Kurban Bayramının, günümüzde yok olmaya başlayan, tüm ailenin bir araya geldiği ve yemek ziyafetleriyle masaların şenlendiği gelenek ve göreneklerin en güzel simgelerinden biri olduğunu söyledi.
Devamını oku

Kurban keserken bulaşabilecek hastalıklar!

Kasım 2nd, 2011 | Sağlık | 0 Comments


Bu nedenle seçilecek kurban ve kesim sırasında bulaşılabilecek hastalıklara çok dikkat edilmesi gerekiyor.

Kesim sırasında bulaşabilecek hastalıkları ve korunma yollarını Hisar Intercontinental Hospital Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Gözüküçük ile konuştuk.

Hijyen koşullarına uyulmadan, uygunsuz ortamlarda kesilen kurbanlar hem mikroorganizmaların bulaşması nedeniyle hastalık açısından risk hem de çevre sağlığı ve görüntü kirliliği nedeniyle olumsuz etkiler taşıyor. Bu durumun herkesi etkileyebileceğinin altını çizen Gözüküçük ‘Uygunsuz koşullarda kesilen kurban eti ile hayvanlarda görülen, halk sağlığı yönünden çok büyük önem taşıyan birçok bakteriyel, viral, paraziter ve mantar hastalıkları mevcuttur olup, insanlara bulaşabilir. Hayvanlarda görülen ve Zoonoz olarak adlandırılan bazı hastalıklar insanlara etin yenilmesi ya da hazırlanması/taşınması sırasında direk temas ile bulaşır. Bunlardan şarbon, salmonelloz, kist hidatik, toksoplazmozis, teniyoz, kuduz, brusellozis ve verem gibi hastalıklar ülkemiz açısından çok önemlidir. diye konuştu.

Kurban Etinden Bulaşabilecek Hastalıklar:

Şarbon: Evcil hayvanlardan (inek, koyun, keçi, v.b.) insanlara doğrudan temas veya hayvan ürünleri aracılığı ile bulaşan yaygın bir zoonozdur. Genellikle enfekte hayvanların ürünleri veya topraktaki şarbon sporlarının cilde temas etmesi sonucu ciltteki açık yaralardan girmesiyle oluşur. Tedavi edilmeyen enfeksiyonlar, bölgesel lenf düğümlerine ve kan dolaşımına sıçrayarak ölüme neden olabilir. Daha çok yüz, boyun veya kolda bir çıban çıkıp sonra patlar,  etrafında da siyah bir kabuk meydana gelir.  Öldürücü bir hastalık olduğu için vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.

Salmonelloz: Salmonellaların oluşturduğu enfeksiyonlara dünyanın hemen her yerinde rastlanmaktadır. Enfeksiyon mikroplu (özellikle de kanalizasyonun karıştığı) yemek ve suyun tüketilmesi ile bulaşır. Hastalık, halsizlik, baş ağrısı ve ateş ile kendini gösterir. Hastaların yarıya yakınında ishal, yarıdan fazlasında ise kabızlık vardır. Salmonella enfeksiyonlarından korunma, kişisel hijyen kurallarının eksiksiz uygulanmasına, tüketilen su ve gıdaların temiz olmasına, sağlıklı bir atık giderim sisteminin kurulmasına, kronik taşıyıcıların tespit edilerek tedavi edilmesine bağlıdır.  Taşıyıcıların gıda ve su ile ilişkili işlerde çalışmaları engellenmelidir.Kist Hidatik: Echinococcus granulosus adlı parazitin enfekte köpek dışkısıyla atılan yumurtalarının insanlar tarafından kirli eller, su ve yiyeceklerle alınması sonucu gelişir. Çoğunlukla karaciğerde, bazen akciğerlerde, daha nadiren diğer organlarda içi sıvı dolu kistlerle seyreder. Hastalığın başlarında kistin küçük olduğu dönemlerde uzun yıllar boyunca belirtilerini göstermeden seyredebilir. Fakat kist büyüdükçe bulunduğu bölgeye ve oluşturduğu basıya göre belirtiler ortaya çıkar.

Toksoplazmozis: İnsana, parazitin kistlerini içeren çiğ veya az pişmiş etler ve enfekte kedi dışkısıyla atılan kistlerin kontamine su ve gıdalarla alınmasıyla geçer. Kediler enfeksiyonun temel kaynağıdır. Lenf bezlerinde büyüme yapabilir. Anne gebelik esnasında ilk kez enfekte olursa, parazit bebeğe geçebilir.

Teniyoz: Tenia saginata (sığır tenyası), çiğ et tüketiminin yaygın olduğu her yerde görülür. Kesin konağı insan, ara konağı başta sığır olmak üzere otçul hayvanlardır. Çiğ ya da yeterince pişmemiş sığır eti ile insan sindirim kanalına alınan canlı kist yetişkin tenya haline gelir. Yetişkin tenyanın alt ucundan ayrılan gebe halkalar, istem dışı anüsten çıkabilir. Bu nedenle, halk arasında abdestbozan olarak adlandırılır. Tenyazisten korunmada özellikle çiğ köfte gibi çiğ ve aş pişmiş et ve ürünlerinden kaçınılmalıdır.

Kuduz: Kuduz hastalığı, birçok evcil ve yabani hayvanı (yarasalar da dahil) etkileyen zoonotik bir hastalıktır. Enfeksiyon enfekte bir hayvanın insanı ısırmasıyla meydana gelir. Virüs tükürükte bulunur. Kuduz virüsünün ciltten içeriye girdiği her temas çok dikkatli bir şekilde tedavi edilmelidir. Gelişmekte olan ülkelerde hastalık köpekler yoluyla bulaşır. Kesinlikle ölümcül olan akut viral bir hastalıktır. Kuduz olma ihtimali olan bir hayvan tarafından ısırılma veya temastan şüphelenme durumunda yarayı dezenfektan, sabun veya deterjan ve su ile hemen temizlemeli ve hemen sağlık kurumuna başvurulmalıdır.

Brusellozis: Hayvanların (inek, koyun, keçi v.b.) kan, fetus veya rahim sekresyonlarına doğrudan temas veya enfekte çiğ hayvan ürünlerinin (özellikle taze peynir başta olmak üzere süt ve süt ürünleri) tüketilmesi ile bulaşan bir hastalıktır. Akut veya sinsi başlangıçlı ateş, yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı, baş ağrısı, özellikle geceleri yoğun terleme, vücutta yaygın kas ve eklem ağrılarıyla kendini gösterir.

Verem (Tuberculosis): Enfeksiyon, genellikle insandan insana doğrudan hava yoluyla bulaşır. Tüm tüberküloz olgularının %80-90ı akciğerlerde ortaya çıkar. Hastalıkta, halsizlik, çabuk yorulma, kilo kaybı, çocuklarda kilo almada duraklama, ateş ve gece terlemesi ile birlikte uzun süreli öksürük, kanlı veya kansız balgam, göğüs ağrısı veya sırt ağrısı ve nefes darlığı olabilmektedir. Verem tedavisi gören bir hastanın bulaşıcı olmadığı ve diğer kişiler için risk oluşturmadığı, tükürüğünün laboratuvar analizi sonucu ile bir doktor tarafından belgelenmedikçe, kesinlikle bir yere seyahat etmesi tavsiye edilmez.

Bu Hastalıklardan Korunmak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bu hastalıklar birtakım basit kurallarla önlenebilir. Özellikle Kurban Bayramlarında çok sayıda hayvanın kesilmesi, kesim öncesi ve kesim sonrası gereken kontrol ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi, kesilen hayvanlara ait etlerin tüketiminde (saklama, hazırlama, pişirme) vb.) gerekli hassasiyetin gösterilmemesi birçok zoonoz hastalığın yayılmasına zemin hazırladığı gibi çok sayıda insanımızın da bu hastalıklara yakalanmasında neden olabilmektedir. Etler kesinlikle çiğ veya az pişmiş olarak tüketilmemelidir. Hayvanların kesilmesi, yüzülmesi, karkasın parçalanması, etin nakli, muhafazası, pişirilmesi ve tüketime sunulması aşamalarında kişisel hijyen kuralları ihmal edilmemelidir

Alışveriş hastalığınız mı var?

Ekim 29th, 2011 | Sağlık | 1 Comment

Alışveriş hastalığınız mı var?


Her bayram olduğu gibi bu bayramda da büyük küçük herkes bayramlıklarını almak için alışverişlere gidiyor. Hemen hemen hepimiz bayramda ne giyeceğimizi ya da hangi mağazadan ne alacağımızı belirlemeye başladı bile. Ancak bu noktada atlanmaması gereken önemli bir konu bu alışverişleri gerçekten bayram geleneği olarak mı yoksa alışveriş hastalığımız olduğu için mi yaptığımız…

Özellikle bayramlarda ve özel günlerde nükseden alışveriş hastalığını Hisar Intercontinental Hospital Psikoloğu Gülşah YAHŞİyle konuştuk.

Kurban bayramında diğer bayram ve özel günlerde olduğu gibi bayram öncesi alışveriş yapmanın kültürümüzün, geleneklerimizin bir parçası olduğunun altını çizen Yahşi, ‘Burada amaç, bayram gibi içinde sıcaklık ve coşku barındıran bir günde o günün kutsallığına ve bu duyguyu paylaştığımız insanlara duyulan saygı ve sevgiyi göstererek manevi duyguları okşamaktır. Aksi halde amaçtan sapmış oluruz. Bayram öncesi yapılan alışverişin dozunu iyi tutturmalıyız, ihtiyaç dışı birçok şeye sahip olma arzumuz kurban bayramıyla örtüşen bir yapıda değildir.

Kurban bayramı öncesi ihtiyaçlar iyi belirlenmeli, eksiklikler tamamlanmaya çalışılmalıdır. Ancak tüm bunları yaparken, bunun bayram gününe özgü bir saygı ve sevgiden kaynaklanan ‘temiz, düzenli görünme amacı taşıması gerektiğini unutmamak gerekir. Bayram geleneğinin dışında davranışlar gösterdiğinizi hissediyorsanız, örneğin ihtiyacınız olmadığı halde birçok şeyi satın almak istiyorsanız, indirimlere kanıp kredi kartlarına borçlanıyorsanız ve bu davranış karşısında kontrolünüzü yitirdiğinizi hissediyorsanız alışveriş hastalığınız (kompülsif satın alma) olabilir.

Bu noktada bir uzmandan yardım istemekten çekinmeyin. açıklamasında bulundu.   

Alışveriş Hastalığı (Kompulsif Satın Alma) Nedir?

Alışveriş hastalığı olan kişi, alışveriş öncesinde inanılmaz bir istek ve mutluluk yaşarken alışverişin ardından suçluluk ve üzüntüye bürünür. Sonra, yaşadığı bu gerilimi azaltmak için yine çözümü alışverişte bulur. Bu döngü normalden sapmış bir şekilde devam eder. Burada kontrol edilemez bir ihtiyaç dışı satın alma söz konusudur. 

Bu hastalık daha çok kimlerde görülür?

Daha çok yüksek sosyoekonomik düzeydeki ailelerde yani çocuklarının isteklerini, tüm ihtiyaçlarını maddiyatla karşılayabileceğine inanan ailelerin çocuklarında bu hastalık daha fazla görülür. Anne babalar çocuklarına doyurucu bir iletişim sağlayamadıklarından aradaki bu boşluğu parayla satın aldıkları şeylerle doldurmaya çalışırlar. Hastalığın ortalama başlangıcı 17-30 yaş arasındadır ve kadınlarda daha sık görülür

Kurban Bayramında eti dikkatli tüketin

Ekim 29th, 2011 | Sağlık | 1 Comment

Kurban Bayramında eti dikkatli tüketin

Dr. Back-Up danışmanlarından Dr. Ayhan Tokgöz, Kurban Bayramında sağlıklı beslenme önerilerini paylaşıyor. Back-Upın koruyucu aile hekimliğini temel alan hizmeti Dr. Back-Up, üyelerine sağlık konusunda her türlü bilgilendirme, takip ve organizasyonel hizmet sunmaya devam ediyor. Dr. Back-Up Medikal Danışmanı Uzman Dr. Ayhan Tokgöz, sağlıklı ve keyifli bir bayram geçirmek isteyenler için beslenme önerilerini aktarıyor.

Kurban Bayramında kırmızı et tüketim miktarı ve sıklığının arttığını söyleyen Dr. Tokgöz, hayvansal kaynaklı proteinlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriklerinin fazla olduğuna dikkat çekiyor, kontrollü tüketilmeleri gerektiğini aktarıyor.

Dr. Back-Up Medikal Danışmanı Uzman Dr. Ayhan Tokgözün Kurban Bayramı için beslenme önerileri şöyle:

• Sabah mutlaka kahvaltı edin. Kahvaltınız hafif olmalı ve her besin grubunu içermeli.
• Günde ortalama 2-2,5 litre su içmeyi ihmal etmeyin.
• Bayram ziyaretlerinde çok fazla çay ve kahve ikramı olabilir. Çayı ve kahveyi kontrollü tüketin.
• Et tüketiminize paralel olarak sebze tüketimini de arttırın.
• Yeni kesilmiş kurban etinin sindirimi çok zordur, hazımsızlık yapabilir. Ayrıca sert olduğu için pişmesi de zordur. Buzdolabında 1-2 gün beklettikten sonra tüketebilirsiniz.
• Ziyaretlerde ikram edilen ağır tatlılardan kaçının. Tercihiniz meyve veya sütlü tatlılar olmalı.
• Kurban etinin çok yağlı kısımlarını tüketmeyin.
• Lezzeti arttırmak için kurbanın iç yağlarını kullanmayın.
• Etleri kavurmayın, kızartmayın. Buğulama, ızgara ve haşlama etleri tercih edin.
• Sakatatların ve kelle paçanın kolesterol ve yağ miktarı fazladır. Dikkatli tüketin.
• Kolesterolünüz varsa size ikram edilen kurbanlık et tüketiminiz sadece tadımlık olmalı.

Kurban keseceklerin de tüm etleri kısa zamanda tüketemeyeceklerine dikkat çeken Dr. Ayhan Tokgöz, eti doğru saklanmanın önemini de vurguluyor. Etin besin öğelerini kaybetmemesi ve mikroorganizmaların çoğalmaması için buzdolabında 0-2° derecede 3-5 gün, derin dondurucuda -18° derecede 3 ay saklanabileceğini belirtiyor.