Anneler ve çocukları için yeni yılda Moova

Tüketicilerinin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen, süt üretiminde kalite standartlarını yeniden belirleyerek en üst noktaya taşıyan Moova markası, süt ve peynir ürünleriyle raflardaki yerini aldı.


Türkiyenin en kaliteli sütü, 2011 Ekim ayının başında Moova markasıyla tüketicilerin karşısına çıktı. Arkasına on yılı aşkın, planlı ve uzmanlık gerektiren bir çalışmayı alan, Efeler Çiftliğinin kuruluşuyla birlikte adım adım, büyük bir titizlik ve tutkuyla gerçekleştirilen yatırımın bir ürünü olan Moova, süt ve peynir ürünleriyle raflardaki yerini aldı.

Uzmanlara göre, besin değeri yüksek, proteini en üst düzeyde, bakteri oranı en düşük oranda bulunan süt, anneler ve çocukları için büyük önem taşıyor. Moovanın sütü, doğal, saf ve lezzetli. Avrupa standartlarında bakteri oranı en az,  proteini en yüksek süt olma özelliğine sahip.

Türkiyenin ilk tam yağlı sütü olma özelliği taşıyan Moova, tüketicilere yeni bir dünya, yeni bir yaşam tarzı sunarak yaşam kalitelerini geliştirmeyi hedefliyor.

Okumaya devam et “Anneler ve çocukları için yeni yılda Moova”

Dolgun ve doğal dudaklar: Permalip

Permalip dudak implantları, özel kapsül içerisinde olduğu için ödem ve alerji riski taşımıyor, uzun yıllar deforme olmadan kullanılabiliyor.


Yeditepe Üniversitesi Plastik Cerrahi Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihat Nazmi Baran, estetiğin artık dudakta da çok sık kullanıldığını, ancak uygulama sonrası dudakların doğal ve pürüzsüz olması gerektiğini söyledi.

Dudakta şekil bozukluğuna yol açabilen kalıcı slikonlarının yerini haylüronik bazlı geçici dolgulara bıraktığını, ancak bu dolguların da zamanla vücut tarafından emildiği için 6-8 ayda bir tekrar edilmesi gerektiğini belirten Baran, haylüronik içerikli dolguların asimetrik şekilde erime riski bulunduğunu ifade etti.

Baran, son 10 yıldır kişinin kendi vücudundan alınan yağ dokusunun da dolgunlaştırmada kullanıldığını, ama yağın zamanla vücut tarafından emildiğinden dolayı haylüronik asit dolgusu kadar kısa bir ömre sahip olduğunu ve yine asimetri riski taşıdığını söyledi.

Dudak dolgusunda son yöntemin Permalip diye isimlendirilen teknoloji olduğunu dile getiren Baran, yöntemin diğer iki tekniğin tercih edilen yönlerine sahip olduğunu, ancak söz konusu dezavantajları taşımadığını vurguladı.

Permalipin, vücutla tüm uyum testlerinden geçmiş, ödem ve şekil bozukluğuna yol açmayan, ABDnin saygın kalite uyum mercii FDA onayına sahip, silikon dudak implantı olduğunu belirten Baran, Yeni yöntemin en üstün özelliği, gerektiğinde daha küçük ya da büyük boy implantla zahmetsizce değiştirilebilir, sıkıldığında dudaklarınızdan çıkarılabilir oluşudur. Zaman içinde deforme olmuyor, erimiyor ve uzun seneler ilk günkü formunda kalabiliyor diye konuştu.

Estetik cerrahide uygulanan dolgular için en ağrılı uygulamanın dudakdolgusu olduğunu anlatan Baran, Permaliple hem sürekli ağrılı bir dolgunlaştırma süreci yaşanmadığını hem de dolgu için sürekli para harcanması gerekmediğini söyledi.

Doku içinde yayılma ya da patlama gibi bir ihtimal bulunmuyorProf. Dr. Baran, uygulamanın lokal anesteziyle yaklaşık 15-20 dakikada ağrısız bir şekilde uygulanabildiğini, implantların değişik boy ve kalınlıklarda, doğal dudak kıvrımlarıyla  uyumlu olduğunu belirtti.

Yumuşak ve tek parça silikondan üretilmiş bir dudak implantı olan Permalipin, ağrılı, pahalı ve tekrarlayan dudak dolgularının aksine, kalıcı, kolay uygulanan ve istenildiğinde çıkarılabilen bir dudak dolgunlaştırma seçeneği olduğunu ifade eden Baran, Özellikle komplikasyonların sık sık görüldüğü kalıcı dudak dolgularının aksine, permalip yumuşak ve dudak konturlarınızla uyumlu kalıcı bir teknik olarak öne çıkmaktadır diye konuştu.

Permalipin değişik boy ve dolgunlukta çok sayıda seçenek sunduğunu ifade eden Baran,  hangi boy dolgunun nasıl durduğunun, yapılmış uygulamalara ait fotoğraflarla gösterildiğini söyledi.

Permalip, üretildiği yumuşak silikon ham maddesi sayesinde, daha önce kullanılmış dudak implantlarının aksine, suni bir görünüm yaratmıyor, gülerken ya da konuşurken dudakların sert ve şekilsiz görünmesine yol açmıyor ve dokunulduğunda yabancı bir doku hissi uyandırmıyor. Uygulama sonrasında, dudakların doğal kıvrımları aynen korunuyor, dudak hareketlerinde bir değişikliğe neden olmuyor.

Uygulama 15-20 dakika sürüyorUygulama için dudaklar lokal anesteziyle uyuşturulduktan sonra, her iki dudak kenarından seçilen permalip uygun pozisyonda yerleştiriliyor. Gerekli ise aynı işlem alt dudağa da uygulanıyor. Bütün uygulama yaklaşık 15-20 dakika sürüyor. Permalip kalıcı dudak şekillendirme işlemini takip eden gün normal aktivitelere devam edilebiliyor.

Uygulama sonrasında normal doku yumuşaklığına kısa sürede ulaşıyor ve dokunma esnasında dahi hissedilmiyor.

Permalip yumuşak ve tek parça silikondan ve özel bir kapsül içinde olduğundan, doku içinde yayılma ya da patlama gibi bir ihtimal bulunmuyor. Permalip uygulaması sonrasında, dudaklarda hafif bir şişme ve gerginlik görülüyor. Uygulama yapılan kişiye bağlı olarak hafif morluklarla karşılaşılmakla birlikte takip eden birkaç gün içinde bu morluklar geçiyor.

Uygulama sonrasında kısa bir süre için enfeksiyon riskine karşı antibiyotik kullanımı öneriliyor.

İstenildiğinde dudaktan implantın çıkarılması sonrasında dudaklarda bir deformasyon olmuyor.

Yaz ishallerinden korunmanın yolları!

Yaz aylarında mikroplar daha hızlı çoğalıyor ve birçok tehlikeli hastalığa yol açıyor.


Bu hastalık risklerini en aza indirmek için doğru beslenmek, genel temizlik kurallarına uymak ve sineklerden korunmak gerekiyor. Yazın gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde en sık görülen sorunların başında ishal geliyor. Yaz ishallerinden ve diğer hastalıklardan korunmak için  Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Elif Hakko, nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatıyor.

İshal, kusma ve bazen de yüksek ateş ile ortaya çıkan, ağız yoluyla bulaşan bazı mikroplar, gastroenterit denilen hastalıklara neden oluyor. Bu mikroplar yaz sıcaklarında hızla ürüyor, mikrop sayısı arttıkça hastalık yapma riski de yükseliyor. Deniz ve havuz suyunu yutmak, mikrop taşıyan sinekler yaz aylarında hastalıklara yol açıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, tifo, dizanteri, kolera, ile bazı Salmonella ve E.Coli türleri gibi hastalıklara yol açan mikroplardan korunmak için alınabilecek önlemleri aktarıyor.

Dr. Hakko, “Kabuğu soyulabilen gıdaların kabuklarını soyarak, soyulmayanlarda ise iyice yıkayarak yemek çiğ veya az pişmiş et yememek, çiğ süt içmemek genel temizlik kurallarına uymak, yemeklerden önce ve sonra, tuvaletten sonra el yıkamak sineklerden korunmak yaz aylarında dikkat edilmesi gereken noktaların başında geliyor” diye bilgi veriyor.

Risk faktörü bulunan gıdaları da anlatan Dr. Elif Hakko, “Fıstık, ceviz gibi yağlı gıdalar ile küf toksinleri üreyebilen mısır ve pirinç dikkatli tüketilmeli. Pastörize edilmemiş süt içilmemeli, bu sütten peynir yapılmamalı. Patates, 20 – 30 zehirli türü olan mantar, midye, istiridye ve kabuklu deniz hayvanlarından geçen bakteri toksinlerinin sebep olduğu hastalıklarla sıklıkla karşılaşıyoruz. Elde hazırlanan ve iç sıcaklıkları zararlı mikropların ölmesini sağlayacak kadar yükselmeyen ızgara köfteden, havasız ortamda mikropların toksin üretme riski olması nedeniyle bütün olarak çevrilmiş tavuktan, vakumlu paketi açılıp kısa sürede tüketilmeyen sosis ve salamdan uzak durulmalı. Sütlaç, kazandibi, muhallebi, dondurma gibi sütlü tatlılar da hazırlandıktan sonra soğutucuda tutulmazsa tehlikeli olabilecek gıdalar. Çiğ yumurtadan yapılan mayonez marul, salata, maydanoz gibi sebzeler de iyi yıkanmadığında riskli olabiliyor” diye konuşuyor.

Dr. Hakko, en güvenilir yiyeceğin yoğurt olduğunu vurguluyor ve diğer güvenli yemekleri sıralıyor: “Izgara ete kıyasla tencerede pişen et yemekleri, sebze yemekleri, sarma ve dolma gibi zeytinyağlı yemekler yaz aylarında daha güvenilirdir.”

İshal ve kusma görülüyorsa neler yapılmalı?

Dr. Elif Hakko, “İshal ve kusma, sıvı ve elektrolit kaybına sebep olur. Ev koşullarında kusma ve mide bulantısı nedeniyle kaybedilen sıvı ve elektrolitler ağızdan yerine konamıyorsa veya ateş yükselmişse, hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Hastada kaybedilen sıvı ve elektrolitleri dengelemek için serumla takviye yapıyoruz. Eğer etken bir bakteri söz konusuysa antibiyotik tedavisi yapılıyor” diyerek tedavi hakkında da bilgi veriyor