Evlilik mevsimi açılıyor, vajinusmus artıyor!

Yaz sıcaklarının kendini göstermeye başladığı, evlilik mevsiminin açıldığı şu günlerde hayali, havuz başında, kırda düğün yapmak olan çiftlerin düşleri gerçekleşiyor.


Özel Avrupa Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü Op. Dr. Serhat Partalcı, özellikle kadınların korkulu rüyası olan vajinismus şikâyetlerinin evlilik mevsiminin açılmasıyla birlikte arttığını söylüyor ve yeni evlenecek çiftleri uyarıyor!

Özel Avrupa Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü, Op. Dr. Serhat Partalcı tıp dilinde vajinismus olarak adlandırılan bu sorunun sebebinin, % 90 oranında fiziksel bir engelden kaynaklanmadığını, korku, kaygı ve endişe gibi psikolojik sebeplerden ötürü, kadınının cinsel ilişkiye girememesi olarak tanımlandığını belirtiyor. Partalcı yaz mevsiminin paralelinde düğün mevsiminin de açılmasıyla çiftler arasında cinsel bilgi yetersizliği ve toplumsal hurafeler sebebiyle ilk gece korkusu oluştuğunu, çiftlerin bu korku ve suçluluk duygusu ile birlikte cinselliği büyük bir sorun haline getirdiğini vurguluyor. Vajinismus  nedenlerinin kişilere göre farklılık gösterdiğini belirten Özel Avrupa Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü, Op. Dr. Serhat Partalcı esnek bir yapıda olan ve doğumda bir çocuğun başını çıkaracak kadar genişleyebilen vajinanın küçük ve dar olmasından dolayı ilişkiye giremediğini düşünen çiftlerin inanışlarının doğru olmadığını vurguluyor. Bilinçaltındaki korku ile birlikte kadının vücudunda kontrol dışı kasılmaların oluştuğunu söyleyen Özel Avrupa Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü op. Dr. Serhat Partalcı, endişe ve panikten kaynaklanan sebeplerin vajinismusa sebep olduğunu belirtiyor.

Vajinismusa İlaç ve Anestezi Çözüm mü?

Sakinleştirici ve antideprasan ilaçlarla sorunun çözülemediğini, bu ilaçların cinsel isteği azaltıcı etkileri olduğunu, bu gibi durumlarda uzman desteğin şart olduğunu belirten Özel Avrupa Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü Op. Dr. Serhat Partalcı, bu durumun kadında sıkıntı, gerginlik, eksiklik ve suçluluk duygusu oluşturduğunun önemine değiniyor. İlaçlarla fayda sağlayamayan vajinismus sorununa anestezi ile çözüm arayan çiftlere de uyarıda bulanan Op. Dr. Serhat Partalcı, sorunun fiziksel nedenlerden kaynaklanmadığını, anestezi ile bayıltılarak yapılan çözüm arayışlarının çiftlerde daha çok umutsuzluk, karamsarlık oluşturduğunu ve bunun sonucunda ilişkilerinde yıprandığını vurguluyor.

Erkeğe de Büyük İş Düşüyor

Özel Avrupa Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü Op. Dr. Serhat Partalcı vajinismus sonunun çiftin sorunu olduğuna, tedavi aşamasında erkeklerin katılımının önemine değinerek, doktor tarafından verilen ev egzersizlerine uygun ve sabırlı davranmalarının çok önemli olduğunu belirtiyor.

Özel Avrupa Tüp Bebek Merkezinin bu sorunu yaşayan çiftlere uzman desteği sunduğunu belirten Partalcı kadının ve erkeğin ortak sorunu olan vajinusmusun, bir tarafın diğer bir tarafı suçlamaması ve anlayışlı olmasıyla çözülebileceğinin, gerekirse kadınların yanı sıra erkeklere kaygı ve korkuları giderici bir terapi yapılmasının önemli olduğunun altını çiziyor

Mutlu evliliğin sırlarını açıkladı!

Çiftler evlenmek için daha çok yaz aylarını tercih ediyorlar.

Mutlu evliliğin sırlarını açıkladı!


Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) evlilik hazırlıkları yapan veya yeni evlenmiş çiftlere mutlu evliliğin reçetesini açıkladı. İşte toplumsal çalışmaları ve basın açıklamalarıyla ülkemizde gündem yaratabilen CİSEDin basın açıklamasından çok çarpıcı başlıklar:

 

Mutlu evliliğin sırları

Evliliklerde mutluluğun kolay ve kestirme bir yolu olmadığına dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe “Mutlu evlilik bir şans değildir çaba, emek, sabır, özveri, uzlaşma, anlaşma ve önemsemenin bir ürünüdür. Mutlu ve iyi evliliğin sırrı bir ilaç terkibi gibi karışık olabilir, ancak mutlu evliliğin bazı evrensel sırları vardır. Biraz sevgi, saygı, güven, biraz eşlerin mutlaka vermesi gereken ödünler ve yapması gereken fedakârlıklar, biraz duygusal istikrar ve destek, biraz karşısındakinin verme ve alma ihtiyacını tanıma, biraz finansal güvenlik iyi bir evlilik ilacını oluşturan karışım olarak belirlenebilir.

Sağlıklı ve mutlu bir evliliği gerçekleştirebilmek için sevgi, saygı ve güven temel koşullardır. Evlilik ilişkisi 3 önemli unsur üzerine kuruludur:

—Sevgi, şefkat, bakılma

—Beğenilme, onaylanma, hayranlık

—Arzulanma.

Bu 3 unsur birbiriyle etkileşim içindedir ve doyumlu evliliklerde uygun bir denge hali içerir ve bu unsurdan sadece biri ya da ikisi söz konusu ise, çiftlerin bir arada olmalarını sağlayan bağ olabilir ama tam olarak mutluluk ve doyum veren bir birliktelikten söz edilemez.

Evlilikte mutluluğun kolay ve kestirme bir yolu yoktur ama ona doğru giden yavaş ve çetin bir yol vardır. Biz CİSED olarak kendimizce bir sır vermeye çalıştık. Bize göre mutlu evliliğin sırları şunlardır:

—Karşındakini olduğu gibi kabullen ve onu değiştirmeye çalışma.

—Yaşanan her sıkıntıda “benim payım nedir?” sorusuna odaklan ve kendinde kendince hatalı bulduğun davranışları değiştirmeye çalış. Yani suçlamak yerine sorumluluk al.

—Haklı olmak yerine mutlu olmayı seç.

—Koşulsuz sev ve kabullen. Değişim için karşılık bekleme, “ben şunu değiştirdim, sen de şunu değiştir” demeden, sabırla, inançla kendini değiştir. Çünkü insanların karşısındaki değiştirme güçleri çok azdır, ancak kendilerini değiştirme güçleri çok fazladır.Ancak her şeye rağmen her evlilikte anlaşmazlıklar, fikir ayrılıkları ya da tartışmalar olabilir, önemli olan bunları dozunda tutup insani bir şekilde olayları ve sorunları halledebilmektir.” dedi. 

 

Evlilik işlerden arta kalan zamanlarda idare edilebilecek bir kurum değil

Günümüzde aile içi huzursuzlukların ve boşanmaların giderek arttığına dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri ve CİSED Medya ve Halkla İlişkiler Koordinatörü Psikolog Serap Güngör “Mutlu evliliklerin sırları herkese göre her topluma göre değişkenlik gösterebilir ancak dünyanın her yerinde tüm ilişkilere uyan bazı “iyi geçinme kuralları” vardır. Örneğin sevgi, saygı, güven, yakınlık, mahremiyet ve cinsellik eşleri bir arada tutan, evliliği yürüten çok önemli unsurlardır. Çoğu insan sevginin bir duygu olduğunu sanır, oysa sevgi duygudan ziyade bir mevcudiyet biçimidir. Bu nedenle önemli olan ideal eşi bulmak değil, daha sevgi dolu ve gerçekçi bir insan olabilmektir. Olgun sevgi, “eşlerin birbirine dikkat, kabul, takdir, şefkat sunması” ve “kendileri olmakta özgürlük tanıması” üzerinde yükselebilir. Bunlar sağlandığında evlilik çocukluk yaralarının kanatıldığı bir arenaya değil, bu yaralara merhem olunabilen kutsal bir ilişkiye dönüşebilir. Bu nedenle evlilik çok önemli bir kurumdur, işlerden arta kalan zamanlarda idare edilebilecek bir kurum değildir. Evliliği sürdürmek için bazı “temel iletişim becerileri” vardır, bunlar sonradan öğrenilebilir şeylerdir. İletişim hak vermeseniz de anlayarak dinlemek, düşünce ve duyguları suçlamadan paylaşabilmek, samimi ve dürüst olarak karşı tarafı adam yerine koymak, fikirlerine ve tercihlerine saygı duymaktır. Böyle bir iletişim becerisini kazanmak zaman alabilir ama her eğitim seviyesinden insan bu becerileri öğrenebilir ve kendini geliştirilebilir.” dedi.