Aşırı kilo kaybı ömrü kısaltıyor!

Norveçli bilim adamları kilo ile yaşam süresinin arasındaki ilişkiyi inceleyen bir araştırma yayınladı.

Aşırı kilo kaybı ömrü kısaltıyor!


Norveçli bilim adamlarının kilo ve ömür arasındaki ilişkiyle ilgili yayınladıkları araştırmada vakaların %90ında aşırı kilo verme ve fazla zayıf olma yaşam süresini 9 yıl kısaltıyor.

Norveçli bilim adamları bu konuda yıllar süren araştırmalarını geçtiğimiz günlerde açıkladılar.

Diğer ülkelerin bilim adamları da benzer bulgulara ulaştılar.

Aşırı kilo alan ve obez kişilerde ise bu sayı 4 yıl olarak belirlendi.

Obez kişiler kardiyovasküler rahatsızlıklar ve diyabete zayıf olanlara oranla daha fazla yakalanıyor.

Zayıf kişiler ise kalp krizi, depresyon ve tümörlere karşı daha dayanıksızlar.

Bu durumda beslenmenin önemi bir kez daha vurgulanmış oluyor. Ne zaman duracağımızı ve ne kadar yememiz gerektiğini bilmemiz gerekiyor.

Tatil sendromuna dikkat!

Tatil Sendromu İşyerinde Karşınıza Çıkan Aksaklıkların Gizli Sebeplerinden Olabilir!


Kurban Bayramının yaklaşmasıyla tatil öncesi son hazırlıkları yapmaya başlarken uzun bir tatilin ardından nasıl işe adapte olunacağı endişesi de akıllarda yer etmeye başladı bile.

Zihnimizi boşaltmak bedenimizi rahatlatmak için keyif alarak geçireceğimiz bir zaman dilimi olması gereken tatil, işe nasıl döneceğim, nasıl adapte olacağım, düşünceleriyle sıkıntılı da geçebiliyor. Bunu engellemek için hoş vakit geçirilebilecek programları sadece tatil vaktiyle sınırlandırmamak çok önemli. Hayatınıza kattığınız küçük renkler, iş hayatınızdaki başarınızı da olumlu yönde etkileyecektir. Bu süreçte tatil öncesi ve sonrasında oluşan kişinin günlük hayatına adapte olmasını zorlaştıran tatil sendromunu, bu sendromu yaşamamak için yapılması gerekenleri Hisar Intercontinental Hospital Psikoloğu Gülşah YAHŞİden öğrendik.

Tatil sendromunu oluşturan en önemli şeyin tatil ruhuna kendini kaptırmak ve iş hayatına geri dönmeyecekmiş gibi yaşamak olduğunu dile getiren Yahşi, ‘Tatil öncesinde bu duyguları yaşamak, işlerimizde karşımıza çıkan aksaklıkların gizli sebeplerinden olabilir. Bu noktada önemli olan soru ‘Tatilin benim için anlamı nedir? olmalı.

Okumaya devam et “Tatil sendromuna dikkat!”

Depremde psikolojik destek de alınmalı!

17 Ağustos Depreminin üzerinden 12 yıl geçti. Tam depremle nasıl yaşarız kaygısından kurtulmaya başlamışken 23 Ekim Van Depremi, depremin varlığını ve ona karşı verilmesi gereken mücadeleyi bir kez daha hatırlattı.


Hem de çok acı bir şekilde… 500e yakın ölü ve 1400e yakın yaralı…

Depremi yaşayan insanlarımızı çok ciddi bir psikolojik süreç bekliyor. Bu süreçte yaşadıkları travmaları ve toplum olarak bize düşen görevleri Hisar Intercontinental Hospital Psikoloğu Dr. Gülşah Yahşi ile konuştuk.

Fiziksel desteğin yanı sıra psikolojik destek de alınmalı!

Deprem gibi önemli bir travmadan sonra kişilerin çok ciddi bedensel ve duygusal tepkiler verebileceğini algılarında ve davranışlarında değişiklikler görülebileceğini belirten Yahşi ‘Tepkiler kişiden kişiye değişiklik gösterir. Burada en önemli olan konu, depremden sonra yaşananların ne kadarının normal ne kadarının anormal olduğunun kişi ve ailesi tarafından anlaşılacak şekilde net olarak belirlenmesidir. Bu ayrımı ancak bir uzman yapabilir. Deprem gibi bir afet karşısında herkes yardımcı olmak ister. Ancak psikolojik destek konusunda doğru tercih yapılmazsa kişi yaşadıklarını anormal bir durum gibi görebilir, kendisini güçsüz, korunmasız hissedebilir. Bu yüzden bu tür doğal afetlerde fiziksel desteğin yanı sıra psikolojik destek de alınması çok önemlidir. açıklamasında bulundu.

Depremin oluşturabileceği/tetikleyebileceği psikolojik rahatsızlıklar ve belirtileri

Depremin oluşturabileceği/tetikleyebileceği psikolojik rahatsızlıkların kişiden kişiye değişiklik gösterebileceğine dikkat çeken Yahşi ‘Yalnız kalma korkusu, en ufak şeylerden çabuk ürkme, bazı şeyleri sürekli kontrol etme takıntısı (obsesif kompülsif), kalabalığa çıkamama korkusu oluşabilir. Travmanın belirtileri kadar ortaya çıkış süreleri de kişiden kişiye farklılık gösterir. Kimisinde travma anında kimisinde travmanın hemen sonrasında kimisinde ise haftalar ya da aylar sonra belirtilerini gösterebilir. Bilinç altına yerleşen travma daha sonra da belirtilerini farklı bir durum veya ortamda ortaya çıkarabiliyor. Göçük altından sağlıklı olarak çıkarılan bir kişide görünürde herhangi bir bozukluk olmayabilir. Ama biz biliyoruz ki bu durum bir süre sonra ortaya çıkacak, ciddi problemler yaşatacak. Çünkü yaşanan şey asla vücutta kalmıyor. Bir tepkiyle bedensel ya da zihinsel olarak mutlaka açığa çıkıyor. diye konuştu.

Depremden saatler sonra göçük altından kurtarılan kişilerde görülebilecek tepki ve bozukluklar şunlar

Görülebilecek Fizyolojik – Bedensel Stres Tepkileri

• Hızlı ve düzensiz kalp atışları ve çarpıntı• Nefes darlığı, terleme• Titreme, baş dönmesi, ürperme, acelecilik• Kas gerginliği• Baş ağrısı• Mide bulantısı, ishal• Sık idrara çıkma• Verimsiz uyku• Adet dönemlerde düzensizlik• Cinsel işlevde bozulma• İştah kaybı• Yorgunluk• Diş gıcırdatma

Duygusal

• Endişeli ve gergin hissetme,• Korku duyma ve tehlike hissetme,• Aciz ve suçlu hissetme,• İnancını yitirme, sorgulama, reddetme,• Agresif olma, öfkeli sinirli hissetme,• Duygu değişimleri ve depresyon,• Donuk duygusal tepkiler verme,• Diğer insanlardan kendini farklı hissetme ve bazı duygularda küntleşmek (örneğin sevgi ya da kibarlık göstermek),• Umutsuzluk ve güvensizlik hissetme.

Algısal-Zihinsel 

• Dikkatte azalma, unutma ve sersemlik,• Çevrenin farkına varabilmede azalma,• Gerçekdışı algılama,• Travmaya bağlı olarak göz önüne gelen görüntüler, illüzyonlar, kabuslar gibi o ana ait görüntüler,• Travmaya ait bilgileri hatırlayamama,• Karar vermede zorluk ya da problem çözmede zorluk,• Hareketlerin veya seslerin çabuk ürkütmesi,• Geleceğe ait planının veya hayallerinin olmaması. Davranışsal

• Yalnız kalmaya çalışma,• Travmayı hatırlatacak olan yer, kişi ve olaylardan uzak durma,• İnsanları çok fazla etrafında istememe,• Aktivitelere katılım ya da ilgide eksiklik,• Diğer insanları suçlama, kuşkuda artış,• Sigara ya da alkol kullanımında artma.

Depremzedelerin özellikle çocukların psikolojik destek almaları şart!

Göçük altından çıkarılan depremzedelerin mutlaka psikolojik destek almaları gerektiğinin altını çizen Gülşah Yahşi, ‘Ölümle burun buruna, hareket edemeden, saatlerce acaba kurtulabilecek miyim korkusuyla yaşamaya çalışmak çok ciddi bir olay. Böyle bir travma mutlaka etkilerini ortaya çıkaracaktır. Ancak kişi kendisindeki değişiklikleri fark etmeyebilir. Burada depremzedenin yakınlarına çok ciddi bir rol düşüyor. Kendisi fark edemese bile ailesinin onu gözlemlemesinde fayda var. Travma yaşayan çocukların durumu daha özel. Hem travma sonrası stres bozukluğuyla ilgilenen hem de çocuklar alanındaki uzman bir çocuk ergen psikiyatristinin çocuklarla özel olarak ilgilenmesi gerekiyor. açıklamasında bulundu.