Aşırı stresin zararı

Sıkı diyetleri ve kendinizi cezalandırdığınız hissine kapılmanıza neden olan egzersizleri bir kenara bırakın.Uzmanlara göre zayıflamak için ayaklarınızı uzatıp dinlenmek yeterli!

Aşırı stresin zararı


Bilim adamları stresli olduğumuz anlarda tatlı ve yağlı yiyecekler yeme isteğimizi tetikleyen bir gen buldular.

Yiyerek rahatlatan gen ayrıca tip-2 diyabetle de ilişkilendiriliyor.  Bu araştırmanın yeni diyabet ve zayıflama yöntemlerine yardımcı olması bekleniyor.Araştırmacı Dr. Alon Chen, ofiste stres altında çalışırken neden sürekli bisküvi tüketildiği ile ilgili bir sonuca varmak için yola çıktı.

Araştırmada fareler üzerinde yapılan deneyler sonucunda stres arttığında Ucn3 adı verilen bir proteinin genler tarafından uyarıldığı görülüyor.Beyinde üretilen bu protein kalp, kas, karaciğer ve pankreas üzerinde ciddi etkilere sahip. İştahı arttırıyor ve tokluk hissini belirliyor. Ayrıca kandaki şeker miktarını dengeleyen insülin hormonunun salgılanma oranını da etkiliyor.

Normalden daha fazla Ucn3 proteini verilen farelerde diyabet belirtilerine rastlandı. Araştırmalar Proceedings of the National Academy of Sciences isimli dergide yayınlandı.

Ucn3 ayrıca şekerli ve yağlı yiyeceklere olan isteği de arttırıyor. Yani aşırı stres altında bu besinleri tüketme isteği normalden daha fazla oluyor.

Ancak her gün düzenli olarak aktif hale getirilen bu sistem, belirli bir zaman sonra çok az stres söz konusu olsa dahi çalışmaya başlıyor. Bu nedenle kilo almaya ve hastalanmaya daha yatkın hale geliyoruz.İsraildeki Weizmann Enstitüsünden Dr. Chen, Stres, baş etmeniz gereken bir durum söz konusu olduğunda gereklidir. Örneğin bir köpekle karşılaştığınızda doğru hareket etmenizi sağlayan strestir. Strese bağlı olarak metabolizmanız değişir ve kaslara daha fazla glukoz gitmeye başlar. Ancak strese karşı etkin olan bu sistemin sıkı bir şekilde kontrol edilmesi gerekir.

Genlerin doğru zamanda harekete geçmesi önemlidir. Düzgün çalışmadıklarında psikiyatrik ve metabolik hastalıklara yol açabilir. dedi.

Ucn3 proteinini hedef alan ilaçlar diyabeti veya kilo alımını azaltabilir.

İngiliz bilim adamlarının yaptığı bir araştırmada İngilteredeki insanların 2/3ünde sağlıksız beslenme geni olduğu görülmüştür. İsminden de anlaşılabileceği gibi bu gen gereksiz bir şekilde yağlı ve şekerli yiyecekler yeme isteğini arttırıyor.Bu gene sahip kişiler her öğünde 100 kalori daha fazla alıyor.

Haftada alınan fazla kalori miktarı bu sayede 2100e çıkıyor

Eğir kökü doğal afrodizyak

Eğir kökü Eski Mısırdan günümüze kadar pek çok faydası sayesinde tercih edilen doğal tedavi yöntemi olmuştur.

Eğir kökü doğal afrodizyak


Eğir kökü binlerce yıldır farklı amaçlarla kullanılmaktadır.

Eski Mısır medeniyetinde güçlü bir afrodizyak olduğu bilinen bu bitki, Türkler tarafından bulaşıcı hastalıklara karşı kullanılmıştır.

17. yüzyılda talebin çok fazla olması bitkinin neredeyse soyunun tükenmesine neden olmuştur. Parfüm ve peruk yapımında kullanılmıştır. Bu bitkinin kökü bir çeşit sakız olarak da tüketilmiştir.

1960 ve 70li yıllarda üretilen şampuanların içine de bu bitkiden konmuştur.

Eğir kökü ayrıca şans, para ve sağlık getirdiği gerekçesiyle de kullanılmıştır. Mutfağın kenarına konduğunda iştahı kestiğine inanılırdı.

Eğir kökü Eski Mısır ve Hindistanda 2.500 yıldan fazla süreyle afrodizyak olarak kullanılmıştır. Avrupada iştah açıcı, sindirime yardımcı olarak, Kuzey Amerikada ise ateşe, karın ağrısına iyi geldiği için tercih ediliyordu.

Bağırsakları rahatlatan ve özellikle mide şikayetlerine karşı etkili olan eğir kökünün sağlığa gerçekten faydalı olup olmadığı hakkında şüpheler de mevcuttur.

Avrupa ve Amerika kökenli olanlar düşük zehirlilik oranına sahip olsa da Hint kökenli olanında yapılan araştırmadar kanserojen içerdiğine dair şüpheler uyandırmıştır.

Ortaçağ vebasının genetik kodu çözüldü

Reutersde yayınlanan habere göre 14. yüzyılda 50 milyondan fazla Avrupalının ölümüne yol açan veba, diğer adıyla Kara Ölümün genetik şifresi çözüldü.

Ortaçağ vebasının genetik kodu çözüldü

Londrada gömülü olan kurbanların DNAlarından alınan örnekler sayesinde bilim adamları ilk kez eski bir patojenin genomunu yeniden yapılandırmayı başardı.

Sonuçlardan elde edilen veba genomunun tüm yapısı sayesinde bilim adamları hastalıkların evrimini ve günümüzdeki bulaşıcı hastalıkların yapısını anlamayı umuyor. Önceki araştırmalar 1347-1351 yılları arasında Avrupayı kırıp geçiren hastalığın Yersinia pestis isimli bakterinin bir türevi olduğunu göstermişti. Alman, Kanadalı ve Amerikalı araştırmacılar hastalığın tüm yapısını çözmeyi başarmışlardı. Ekiple birlikte çalışan Kanada McMaster Üniversitesinden Hendrik Poinar, Genomik bilgiler bu bakteri çeşidinin günümüzdeki enfeksiyonların atası olduğu görülüyor. Günümüzde görülen salgınların her biri orta çağlarda görülen bu hastalığın bir türevi şeklindedir. Ölümcül bir patojen olan bu bakterinin daha iyi incelenip anlaşılması günümüzdeki salgın hastalıklara karşı daha etkili güvenlik önlemleri almamızı sağlayacaktır, dedi.DNAnın yeniden yapılandırılması ve derinden incelenebilmesi, günümüzdeki salgın hastalıklara sebep olan virüs ve bakterilerin atalarının tespit edilmesini sağlamıştır.

Uzmanlar bubonik vebanın izlerinin hala günümüzde var olduğunu ve yılda 2000 kadar insanın ölümüne neden olduğunu belirtiyor. Bu yılın başlarında Almanya ve Fransada ölümlere neden olan E.coli bakterisinin de veba bakterisinin DNA izlerine sahip olduğu tespit edilmişti. Araştırma için Poinarın ekibi kara ölüm kurbanlarının kemiklerini inceledi.Kurbanların vücutlarındaki diş özlerinde buldukları örneklere odaklandılar. Bu örnekler daha önce Y. pestis kalıntısı için incelenmişti ve vebanın bulaşmadığı DNA örneklerinden ziyade hastalığın DNAsını taşıyan hücreler içeriyordu.

1349u 1350ye bağlayan tarihlere ait olan kemikler araştırmacılara ortaçağ vebasına neden olan bakterinin yaşını hesaplama imkanı tanıdı. Araştırması Nature isimli dergide yayınlana Poinar, ekibinin 660 yıllık bir evrimi tespit ettiğini ve eski organizmalarının genetik yapısının çok az değişikliğe uğradığını belirtti.

Sıradaki adımın neden ölümcül olduğunu saptamak olduğunu da ekledi