Ağız Kokusu

Her beş kişiden birinin yaşadığı bu sorun giderildiğinde ağız kokusu da gidiyor
Ağız kuruluğu, tükürük akışının azalması ile ağız temizleme mekanizmasını sekteye uğratır ve ağız içinde üreyen bakteriler kötü kokunun oluşmasına neden olur.

Ağız Sağ.-Çene Cerrahisi Prof. Dr. Gülsüm Ak konuyla ilgili bilgilendirdi…

Her beş kişiden birinin yaşadığı ağız kuruluğu giderildiğinde rahatsızlık ortadan kalkabilir.

Günümüzde her yetişkinden biri ağız kuruluğu problemiyle karşı karşıya geliyor. İlaç kullanımı, radyoterapi, hormonel hastalıklar (diyabet), beslenme bozuklukları, depresyon gibi psikolojik bozukluklar ve yaşlanma gibi nedenler ağız kuruluğuna sebep olabilir. Öncelikle beslenme alışkanlıklarına dikkat etmek gerekir. Şekersiz sakız çiğnenmesi, tütün ve alkol kullanımının azaltılması gerekir. Baharatlı yiyeceklerin kuru ağızlarda rahatsızlık verebileceği unutulmamalıdır. Sık sık su içilmelidir. Ayrıca tükürük azlığında diş eti hastalıkları ve çürük oluşumu artacağı için florlu macun, jel ve gargara dişleri korumak için kullanılmalıdır.

Ağız kuruluğunu rahatlatmak için özel olarak formüle edilmiş çalkalama suları ve jeller tükürüğün doğal savunmasını destekler. Ağız yıkama solüsyonundan yaklaşık 15 ml. (bir çorba kaşığı) kadar kullanılması yeterlidir. Bir çorba kaşığı kadar solüsyonu ağzın içinde 30 saniye kadar çalkalayın ve tükürün.

Eğer boğazınızda kuruluk varsa, günde iki ve ya üç kez bir çorba kaşığı yutabilirsiniz. Nemlendirici jeli de günde iki defa ağız içi kuruluktan kurtulmak için kullanabilirsiniz. Yaklaşık 1 – 2 cm uzunluğundaki jeli, dilin üzerine sürerek ağız içi ve diş etlerine uygulayınız. Fazlasını yutmanızda sakınca yoktur, boğazınızın nemlenmesine de yardımcı olur. Uyguladıktan sonra en az 15 dakika yiyecek ve içecek tüketmeyin.

Kaynak: Sağlık ve Yaşam Dergisi

Erkeklerin En azılı Katli (Prostat Kanseri)

Erkeklerin En azılı Katli (Prostat Kanseri)

Dünyada ve Türkiye’de aynı anda yapılan “Prostat Kanseri İnsidans(görülme sıklığı) Çalışması” nın sonuçlarına göre prostat kanserinin, tüm dünyada ve Türkiye’de erkek ölümlerine sebep olan kanser türleri arasında, akciğer kanserinden sonra ikinci sırayı aldığı ortaya çıktı.

Her yıl yaklaşık bir milyon yeni erkeğe prostat kanseri teşhisi konduğunu belirten uzmanlar, ülkemizde ki artışa dikkat çekerken, eskiden Asya ülkeleri seviyesinde seyreden prostat kanserinin görülme sıklığı günümüzde Akdeniz ve Avrupa ülkelerindeki seviyeye çıktığını söylüyorlar.

Batılı tarzdaki yaşam ve beslenme tarzı (fast food ve hazır yiyeceklerin tüketilmesi), soğuk ve alkollü içeceklerin çok yüksek miktarda tüketiliyor olması prostat kanserinin en büyük nedenlerinden olarak gösteriliyor.

Sadece ilerleyen yaşlarda değil, 30 ve 40 lı yaşlarda da ölümcül sonuçları olan prostat kanserinin erken teşhis ve koruyucu bitkisel destekler kullanılarak ölüm oranının %23 e kadar düşebildiği göz önüne alınırsa erkeklerin ne kadar büyük bir risk altında olduğu anlaşılabilir.

Özellikle bazı bitkilerin ekstrelerinin hem koruyucu hem de tedavi edici özellikleriyle prostat sağlığı için vazgeçilmez olduğunun belirten doktorlar, tüm prostat hastalıklarında erkeklerin, Kereviz Tohumu ve Isırgan Otu içeren besin desteklerini, orta yaşlarından sonra başuçlarından ayırmamaları gerektiğini söylüyorlar